CHP Genel Merkez

Adres : Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA
Telefon : (+90) 312 207 40 00
Faks : (+90) 312 207 40 39
Web : http://www.chp.org.tr
EPosta : chp@chp.org.tr
  • Anasayfa
  • Güncel Haberler
  • CHP’nin Antalya L Tipi Cezaevi Ziyaret Raporu; Pozantı’daki tecavüz vahşetinin Antalya’da da tekrarladığını ortaya çıkardı

CHP’nin Antalya L Tipi Cezaevi Ziyaret Raporu; Pozantı’daki tecavüz vahşetinin Antalya’da da tekrarladığını ortaya çıkardı

Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Malatya Milletvekili     Veli Ağbaba ile Manisa Milletvekili Özgür Özel Antalya L Tipi Cezaevi Ziyaret Raporunu hazırladılar. Raporda, Pozantı’daki tecavüz vahşetinin Antalya’da da tekrarlandığı ifade edildi.

Muğla Milletvekili Demir, Malatya Milletvekili Ağbaba ile Manisa Milletvekili Özel’in hazırladığı rapor şöyle:

“ANTALYA L TİPİ CEZAEVİ ZİYARET RAPORU

Pozantı’daki Tecavüz Vahşeti Antalya’da Tekrarladı !!!

Pozantı’dan Sonra Antalya’da da Çocuklara Tecavüz Edildiği Ortaya Çıktı…

28.05.2013

25 Mayıs 2013 tarihinde Antalya L Tipi Cezaevi’nde çocuklara yönelik taciz ve tecavüz iddialarının basın ve yayın organlarında yer almasının hemen ardından CHP Muğla milletvekili Nurettin Demir, Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Cezaevi İnceleme ve İzleme komisyonu üyeleri olarak konunun takipçisi olmuşlar ve gazetelerde yer alan iddiaları araştırmışlardır. İnsan Hakları Derneği ve konuyla ilgili birçok avukat ile iletişime geçen üyeler, iddiaları destekleyen ve cezaevinden tahliye olmuş eski mahkumlarla da görüşmüşlerdir. Tahliye olmuş bu mahkumlar, birçok çocuğun kaba dayak, şiddet, taciz ve tecavüze uğradığını söyleyerek taciz ve tecavüz iddialarını destekleyen açıklamalarda bulunmuşlardır.

Bu incelemelerden sonra komisyon üyeleri, konunun derhal incelenmesi ve soruşturulması gerektiğine kanaat getirerek Antalya L Tipi Cezaevini ziyaret etme kararı almışlardır.

28.05.2013 tarihinde, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Av. Kadir Çetinkaya tarafından gerçekleştirilen ziyarette, “taciz ve tecavüz olaylarının defalarca yaşandığı, cezaevi idaresinin olaylara yönelik ihmali ve mağdur çocuklara yönelik herhangi bir işlem yapılmadığı” iddialarının açıklığa kavuşturulması amacıyla görüşmelerde bulunulmuştur.

Ayrıca kadın koğuşundaki mahkûmlar ile cezaevi koşullarına dair görüşmelerde de bulunulmuştur.

GENEL DEĞERLENDİRME

Antalya L Tipi Cezaevi’ne yapılan ziyarette, mağdur çocuklar dâhil olmak üzere 14 genç ile görüşülmüştür. Ayrıca kadın koğuşunda bulunan kadın mahpuslar ile de görüşmeler gerçekleştirilmiştir.

Antalya L Tipi Cezaevinin kapasitesi 1670 ve bugün itibari ile 545 tutuklu, 787 hükümlü bulunmakta. Çocuk sayısı ise 41. Cezaevinde odalar yedişer kişilik olarak tasarlanmış ancak daha sonra ek ranzalarla kapasite 21 kişilik hale getirilmiş. Ancak mağdurların kaldığı koğuşta ise kapasitenin çok üstünde 28 kişi kaldığı iddia edilmektedir.

Bu cezaevinin içinde çocuk cezaevi, diğer suçluların kaldığı cezaevi ile bir arada. Cezaevi idaresinden alınan bilgiye göre “mevcut durumda; her tür terör örgütü üyesi, cinsel suç işleyenler, travestiler, ağır müebbetlikler, organize suç örgütü üyeleri, kadınlar ve çocuklar” aynı cezaevinde kalıyorlar. Ve bu nedenle cezaevinde çok ciddi kapasite sorunu mevcut. Kapasite problemine ilişkin Bakanlık ile görüşüldüğü ancak herhangi bir gelişme olmadığı ifade edilmiştir.

Ziyaret sırasında, konuyu araştırmak üzere Bakanlıktan gelen 2 müfettişin de orada olduğu bilgisi tarafımıza ulaştırılmıştır. Bu durumda, iddiaların taşıdığı ciddiyet bir kat daha artmaktadır.

Bu nedenle, cezaevindeki çocukların, hem çocuk koğuşunda hem de 18 yaşını doldurmalarının ardından yerleştirildikleri yetişkin koğuşunda tecavüz uğradıkları vakalarının olduğu iddiası açıklığa kavuşturulması gereken çok ciddi bir duruma işaret etmektedir. Zira yapılan görüşme sonunda mağdur çocukların anlattıklarından hareketle basın ve yayın organlarında ortaya atılan iddiaları destekler nitelikte bilgilere ulaşılmıştır. Sonuç olarak, Komisyon üyelerinin, gerçekleştirilen ziyaret sonrasında elde edilen bilgilere dayanarak taciz ve tecavüz iddialarının gerçekliğine ilişkin bir kanaatleri oluşmuştur. Ayrıca bu konuda cezaevi idaresinin bilgisi olduğu, süreçten adli makamların da haberdar olduğu öğrenilmiştir.

Kadın koğuşunda yapılan görüşmeler de ise sağlık hizmetlerinin özellikle Aile Hekimliği sistemi başladıktan sonra çok sorunlu olduğu ve acil hizmetler konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığı bilgisine ulaşılmıştır. Diğer taraftan, görüşülen kadın mahkumlar, idareye başvurmalarına rağmen görüş listelerinin değiştirilmemesinin ve bu nedenle aile yakınları ile görüşememenin en büyük sorunları olduğunu dile getirmişlerdir.

Mağdur çocuklar ve kadın koğuşunda bulunan mahkumlar ile yapılan görüşmelerden elde edilen bilgileri aşağıda dikkatinize sunuyoruz.

MAĞDUR ÇOCUKLAR VE DİĞER GENÇ MAHKÛMLAR İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER

“Çocuklar Korkuyor: “Bize bir şey olur mu?”

Olayları ailesinin duymasından endişe eden mağdur çocuklar “Bize bişey olur mu diye” sorduktan sonra aşırı bir tedirginlik ve korku içinde cezaevinde yaşadıklarına ilişkin şu yorumunu yapmışlardır: “Biz ailelerimizin buradaki olayları duymasını istemiyoruz, dayak yesek de baskı olsa da aramızda kapatıyoruz. Onlara söylemiyoruz, üzülmesinler diye”. Bu çocukların psikolojilerinin bozulduğu açıkça görülmüştür.

“Savcılığa ifade verdik?”

Mağdur çocuklardan biri, başka bir arkadaşının yaşamış olduklarına ilişkin başvuruda bulunduklarını, cezaevi idaresine konunun bildirildiğini ve bu konuda savcıya ifade verdiklerini söylemiştir. Buna rağmen, tecavüz ettiği ileri sürülen şahsın cezaevi idaresince hiçbir işlem yapılmadan Eskişehir’e sevk edildiği iddia edilmektedir.

“Revir işkencehaneye dönüştü!”

Revire çıkmakta zorlandıklarını belirten mağdur çocuklar “idareden çok şikayetçiyiz, herkes şikayetçi” diyerek cezaevi yönetimine yönelik sıkıntıları anlatmıştır. Doktora gitmekte zorlanan mahkumların, psikolojik sorunları olduğunda veya disiplin cezası aldıklarında ise revire kapatıldığını söylemektedir.

Revirde mahkumlara uygulanan muamelenin adeta bir tür işkence olduğunu beyan eden mağdurlar, revirde kaldıkları süre boyunca hem fiziki hem de manevi şiddete uğradıklarını söylemişlerdir. Mağdurlardan biri, bu süreç içinde intihar etmeyi bile düşündüğünü ifade etmiştir.

“Revir demek 3 ay tecrit demek”

Psikolojisi bozulduğu için revire kapatıldığını söyleyen mağdur; 3 ay kaldığı revirde güneşi görmeden, kimseyle konuşmadan yaşadığını ifade etmiştir. Revire sevk edilmenin, tecavüz vakalarının ortaya çıkmasını engellemek için, üzerini kapatmak için kullanıldığını söyleyen mağdur, doktor raporlarının bile gerçeği yansıtmadığını ifade etmiştir. Çünkü çıkan raporların hepsinin “temiz” olduğunu iddia etmektedir.

“Sigara için yalvarttılar”

Şikayetçi olduktan sonra revire yatırılan mağdur, “Beni revire aldılar, sigara için yalvarttılar, kendi paramla bile kantinden aldırmadılar,” dedikten sonra “Olaylar olduktan sonra dövmediler, ama manevi işkence yaptılar sigara gibi şeylerle” diyerek yaşadığı süreci anlatmıştır.

“Çocukları süngerli odalara, hücrelere attılar.”

Koğuşlarda sürekli kaba dayak ve hakarete uğrayan çocuklara yönelik tecavüz girişimlerinin yaygın olduğunu söyleyen mağdur “Çoğu çocuk başka mahkûmlar tarafından tecavüze uğradı,”diyerek mevcut iddiaların buzdağının bir kısmı olduğu şüphesini uyandırmıştır.

“Kendi içmedikleri ilaçları bize verip uyutuyorlar”

Mağdurlar psikolojik tedavisi olan mahkumların ilaçlarını içmeyerek, biriktirdiklerini iddia etmekteler. Bu mahkumların, biriktirdikleri ilaçları daha sonra çocuklara verdiği ve böylelikle çocukları sersemleterek tecavüze yeltendikleri iddiası mevcut. Mağdurlar, tecavüze teşebbüs edenlerin, bu ilaçları kendilerinin karşı koymalarını engellemek için çay veya diğer içeceklerinin içine koyduklarını iddia etmekteler.

“Masaj Yaptırarak Tecavüze Teşebbüs ediyorlar!”

Mağdurların beyanına göre yetişkin mahkûmlar, çocuklara kendilerine masaj yapmasını söylüyor ve “masaj yaptırırken tecavüze teşebbüs ediyorlar”

“Pozantı’dan Daha Korkunç Bir Yer Burası: Tecavüzler “lavabolarda”!

Pozantı cezaevinde yaşananlardan çok daha korkunç olayların olduğunu söyleyen mağdur daha önce de çocuk koğuşunda 13 çocuğa tecavüz ettiğini kendisine anlatan birisinin olduğunu söylemiş ve “tecavüz” vakalarının “lavabo” olarak bilinen yerlerde olduğunu aktarmıştır.

Pozantı’da yaşanan taciz ve tecavüz olaylarından çok daha ağır ve korkunç olaylar yaşandığını belirten mağdurlar, idarenin ve diğer mahkumların kendi üzerlerinde çok baskı kurduğunu, dayak ve tehdidin had safhada olduğunu beyan etmişlerdir. Tüm bu baskılar nedeniyle susmaya zorlandıklarını ifade eden mağdurlar, çok çaresiz kaldıklarını söylemektedirler.

“İdare hep örtbas etti.”

Yaşanılan olayların hep örtbas edildiğini söyleyen mağdur, “İtiraz edeni dövdüler. Hücrelerde de dövdüler.” ifadesini kullanmıştır. Ayrıca idarenin bazı mahkumlar ile olan ilişkisine dikkat çeken mağdurlar “İdarenin adamı olan öteki mahkumlar bizi eziyor, idare ezin diyor, onlara sigara falan veriyor.” diyerek cezaevi idaresinin ayrımcılık yaptığını iddia etmekteler.

“Kendini asarsan as kurtulursun”

Çok zor bir süreç geçirdiğini söyleyen mağdur, idari görevlilerin baskı yaptığını ve hatta“Kendini asarsan as kurtulursun” dediklerini aktarmıştır.

“Bir Paket Sigara Karşılığında Yoksul Çocuklar Koğuşlara Temizliğe Gidiyor”

Hırsızlık ve gasp gibi suçlardan dolayı cezaevinde olan ve ailelerinden hiçbir yardım alamayan yoksul çocukların 1 paket sigara karşılığında koğuşlara temizliğe gittiğini söyleyen mağdurlar, bu uygulamanın yaygın olduğunu ifade etmişlerdir. Asgari düzeyde ihtiyaçlarını karşılayacak kadar bile maddi imkanları olmayan çocuklar, ailelerinin kaldıkları ilden çok uzak olmaları nedeniyle, yılda bir kez yakınlarıyla görüşebildiklerini ifade etmişlerdir. Maddi durumlarının elverişsiz olması yüzünden görüşe kimsenin gelemediğini söylemektedirler.

“Gurbetçiler var sevk alamıyorlar”

Yaşadıkları şehirden çok uzakta bir cezaevinde oldukları için bu tür mahkûmlara “gurbet mahkûmları” isimleri verildiğini söyleyen mağdur, “gurbet mahkumlarının” mutlaka ailelerinin yaşadığı ile sevk edilmeleri gerektiğini söylemektedir.

KADIN MAHKÛMLAR İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER

Ceza ile infaz arasında adaletli bir ilişki olmadığını ifade eden kadın mahkûmlar, çoğunun ilk suçları yüzünden içeride olduklarını ve basit bir suçtan içerde olmalarına rağmen adaletsiz bir infaza maruz kaldıklarını beyan etmişlerdir. Daha ağır suçlardan cezası olan mahkumlara yönelik ceza indirimi gibi uygulamalar mevcutken, kendilerinin açık cezaevine bile gönderilmediklerini beyan etmişlerdir.

“Görüş Listeleri Değiştirilmiyor: Ailelerimizi göremiyoruz’”

3 kişilik görüş listesinin idareye başvurmalarına rağmen değiştirilmediğini söyleyen kadın mahpuslar, ailelerinden uzak bir ilde oldukları için ziyaretçilerinin olamadığını söylemektedirler.

“Biz Çıkacağız, çocuklarımız girecek!”

Birçok kadının kocası yok veya işsiz. Bu nedenle, dışarıda kalan çocuklarından endişe ediyorlar. Çocuklarının sokakta yaşadıklarını ve uyuşturucu başta olmak üzere her türlü tehlike ile karşı karşı olduklarını söyleyen kadın mahpuslar, en azından küçük çocuklarına bakabilmek için cezalarının ertelenmesini talep etmekteler. Diğer türlü çocuklarının her geçen daha çok “suça” yaklaştığını ifade eden kadın mahpuslar, çocukları ile ilgilenemedikleri gibi onlara cezaevinde oldukları için bakamadıklarını da söylüyorlar. Bu durumun çözümü içinse cezaevinde iş imkânlarının yaratılmasını talep ediyorlar. Böylelikle, çocuklarını suçtan uzak tutmak için bir şansları olacağını düşünmekteler. Diğer bir çözüm olarak ise “denetimli serbestlikten” faydalanmak ve çocuklarının geleceğinden endişe ettikleri için onlarla ile bir arada olmak istiyorlar.

ÖNERİLER

Mağdur çocuklar, derhal başka bir cezaevine sevk edilmelidir.

Adalet Bakanlığı acilen bir açıklama yapmalı ve konuyu yakından takip etmelidir.

Bağımsız bir heyet acilen konuyu etraflıca araştırılmalıdır.

İddia edildiği gibi idarenin bir ihmali olduğu konusunda soruşturma başlatılmalıdır.

Tecavüz iddiasının faili olan ve sevk edildiği iddia edilen şahsın, derhal ifadesi alınmalıdır. İddiaların çok ağır olması sebebiyle mutlaka adli soruşturma başlatılmalıdır.

Mağdur çocuklar ve tüm diğer genç mahkumlar derhal ciddi bir rehabilitasyon programına alınmalıdır.

Genç mahkûmlar ağırlıklı olarak “cinsel suç, uyuşturucu ve gasp” suçlarından dolayı cezaevinde bulunmaktadır. Cezaevi ortamının bu çocuklar için rehabilite edici imkânlar sunması gerekmektedir. Kurs, eğitim, farklı sosyalleşme imkânları tanınmayan ve dahası taciz ve tecavüz iddialarının olduğu bir cezaevi ortamında kalmaları bu çocukların durumunu daha da vahim hale getirmektedir. Bu nedenle, özellikle bu tip genç mahkûmlara yönelik çeşitli topluma kazandırma projelerinin biran önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Cezaevlerinde yoksul çocuk ve kadınlara yönelik ekonomik yardımlar sağlanmalıdır.

Anne ile çocuğun bir arada olamaması sebebiyle aile bütünlüğünün bozulmasından kaynaklı sorunlara ilişkin ciddi bir önlem alınması gerekmektedir. Özellikle çocuk sahibi kadın mahkûmlar için “denetimli serbestlik” uygulamasında esneklik yaratılmalıdır. Acil olarak ise çocuk sahibi kadın mahpusların, çocuklarının olduğu ilde cezalarının infazının gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.”

Bu Sayfayı Paylaş:
  • Facebook
  • Google
  • Twitter
  • RSS Feed

Yorum yaz.

Yorum yapabilmek için üyelik girişi yapın. Giriş Yap »

© 2014 Cumhuriyet Halk Partisi - Tüm Hakları Saklıdır
Adres: Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA
7ccc54cf454b392d8e99f1a4300438a219
18