17.03.2017
1392
Yazı Boyutu: A- A+

DIŞ İLİŞKİLERDEN SORUMLU CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCIMIZ ÖZTÜRK YILMAZ BAŞKANLIĞINDAKİ HEYET ABD’DE: "MİLLET DEMOKRASİYİ SEÇECEK" DEDİ

CHP Genel Başkan Yardımcımız Öztürk Yılmaz başkanlığında, İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı ve ABD Temsilcisi Yurter Özcan’dan oluşan heyet Washington’da temaslarda bulundu. ABD’li yetkililerin, referandum sorularına “Millet tek adam rejimini değil demokrasiyi tercih edecek” şeklinde yanıt verdi.

CHP ABD Temsilciliği 16 Nisan Referandumu’na ilişkin ‘hayır’ kampanyasını sürdürüyor.
Heyet dört gün boyunca Başkent Washington’ın yanı sıra Kuzey Carolina, New Jersey ve New York’ta Türk seçmenlerle buluşacak.
Milletvekillerimiz, programın ilk durağı olan Washington’da, sivil toplum kuruluşlarıyla ve Trump yönetiminin yetkilileriyle de görüştü. Ulusal Basın Merkezi’nde gerçekleşen Hayır Paneli’nde ise ABD’de yaşayan Türkler’le buluştu.

Panelde Yılmaz, Trump yönetiminin dış politika çizgisini anlamaya yönelik görüşmelerle ilgili bilgi de verdi. Buna göre, ilk gün görüşmelerinin üç ana konusu, Gülen’in iadesi, ABD’nin PYD’ye ilişkin pozisyonu ve 16 Nisan’da yapılacak referandum oldu. Heyetin Trump yönetimine ilişkin izlenimi, ilk iki konuda Obama yönetiminden farklı bir çizginin benimsenmeyeceği idi. Panele katılan Amerikalılar, referandum konusunda CHP’li vekillerimize çok sayıda soru yöneltti.
ABD’de Kongre, Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray’ın da içinde bulunduğu kurumlardan birçok yetkili ile görüşüldüğünü belirten Öztürk Yılmaz, Trump yönetiminin geçiş sürecinin devam ettiğine dikkat çekerek şu notu düşüyor: “Yeni yönetimin Türkiye’ye bakışı henüz net değil. Yönetim içinden bir kurumla başka bir kurum arasında bile oturmuş bir ilişki gözlemleyemiyoruz. Alttan gelen bürokrasinin yönlendirmesi daha ağır basıyor. Fakat, bugün hala "bu olur şu olmaz" diyemiyorlar. Bazı kararlar üstte verildiğinden bürokrasi için de sürpriz olabiliyor. Bürokrasinin hızlı verilen bir karara uyum sağlaması kolay olmuyor. O nedenle temkinli konuşuyorlar. Biraz daha beklemek lazım. Ama başlangıçta söylediğim hususlarda büyük bir değişiklik beklemeyelim.”

ABD REFERANDUMA KARIŞMASIN

  Alınan bilgilere göre panelde görüşmelerin önemli diğer bir konusu ise 16 Nisan’da gerçekleşecek olan referandum oldu. Amerikalılar CHP’li vekillerimize referandumla ilgili düşüncelerini sordu. Vekillerimiz “Referanduma sunulan öneri hukuk devletini aşındırıyor, Güçlerin ayrıldığını değil, birleşmesini formüle ediyor, Denge ve denetimi aşındırıyor ve hatta ortadan kaldırıyor. Bu değişiklik bu üç temelde de meşruiyet açısından sorun yaratıyor.”  şeklinde yanıtladı Milletvekillerimiz Amerikalıların ’Referandumdan ne bekliyorsunuz’ sorusuna ise “Türkiye halkı otokrasiyle demokrasi arasında bir tercih yapacak, tek adamın kendine ait idealleriyle Türk milletinin demokraside kalıp kalmayacağını oylayacak, millet tek adam rejimini değil demokrasiyi tercih edecek” şeklinde yanıt verdi.

ABD Dışişleri Sözcülüğünü yürüten Mark Toner aynı gün yapılan günlük basın toplantısında, referandumun yalnızca Türk halkını ilgilendirdiğini vurgulamış, bu konuda yorum yapmamıştı. Öztürk Yılmaz, görüştükleri Amerikalıların bu konudaki görüş ve tutumlarının değişip değişmediğine ilişkin soruya ise şöyle yanıt verdi: “ABD’nin Türkiye’deki referanduma karışmasını arzu etmeyiz. Çünkü bu bizim demokratik olarak kendi çözeceğimiz bir sorundur. İşine geldiği zaman yabancılardan medet uman işine geldiği zaman milli iradeden dem vuranlardan değiliz.”

"TELKİNLERDE BULUNDUK"

Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, yaptıkları görüşmelerde yeni yönetime bazı telkinlerde bulunduklarını ifade etti: “ABD’nin Suriye’de toprak bütünlüğü ve bağımsızlığını destekleyecek bir formül üretilmesinde Türkiye’yle birlikte çalışmasını arzu ettiğimizi belirttik. Türkiye’yle NATO müttefiki olup aynı zamanda PYD ve YPG’yle çalışmasının tezat teşkil ettiğini, Türkiye’deki yönetimin bunu da kullanarak bir noktada eksen kayması yaşadığını, örneğin Cenevre’de süren görüşmelerin Rusya öncülüğünde Astana’ya çekildiğini, böyle giderse NATO ittifakının zarar göreceğini, Batı değerlerine inanan bir parti olarak bunu arzu etmediğimizi belirttik. PYD’yle ilgili kısım için ciddi bir düşünce içinde olduklarını belirttiler. Ancak bunun ne kadar değişebileceğini hep birlikte göreceğiz. Bizim anladığımız çok fazla şeyin değişmeyeceği yönünde.”

HOLLANDA KRİZİ

Amerikalı yetkililerle yapılan görüşmelerde, Hollanda krizinin de gündeme geldiğini ifade eden Yılmaz, “AKP kendine ait addettiği yurtdışındaki Türkleri kendi arka bahçesi, bir oy deposu olarak görüyor onları çok acımasızca kullanmak istiyor. Türk Devletinin Büyükelçiliklerini,  Diyanet İşleri Başkanlığı temsilciliklerini ve birçok kurumu AKP kendi unsuru ve temsilcisi olarak görüyor” şeklinde konuştu. Yılmaz, daha önceki ziyaretlerinde bilgilendirdikleri Büyükelçilik’e bu ziyarette bilgi verilmediğini belirtti " Daha önce İki defa haber verdik ve maalesef anladık ki temsilciler devletin değil AKP’nin temsilcisi olmuş" dedi.
“Hükümetin referandumla ilgili kendisine kavga edecek partner arayışı devam ediyor” diyen Oğuz Kaan Salıcı’nın bu konudaki yorumları ise şöyle: “Daha önceki seçimlerde yaptıklarına benzer bir kutuplaşma arayışı var. Bu referandumda da ısrarla Türkiye’yi kutuplaştırarak Anayasal değişikliğin Türkiye’ye ne getirdiğinin tartışılmadığı ama kutuplaşma konularının ön plana çıkartıldığı bir siyaset var.”

YÜZDE 70’İN ÜZERİNDE “HAYIR”

CHP ABD Temsilcisi Yurter Özcan’a göre, ABD’de 100 bin 65 Türk seçmen bulunuyor. Özcan’a göre ABD genelinde referandumda sandıktan Yüzde 70’in üzerinde ‘hayır’ çıkacak. ABD’deki temsilciliklerde 1-9 Nisan arası oy verme işlemi sürerken, seçmene 100 kadar otobüsle ulaşım desteği de verilecek.
Oy verme işlemi tamamlandıktan sonra 10 Nisan’da oy sandıkları ABD’den Türkiye’ye taşınacak. Özcan, seçmene, “Oy sandıklarıyla birlikte biz de Türkiye’ye gideceğiz, oylarınız güvende olacak” diye sesleniyor.