14.11.2017
240
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI AYKUT ERDOĞDU: “İÇ TÜKETİM VE TİCARET DURGUNLUĞA GİRDİ”

-“HÜKÜMET DERDİ ÇÖZMEYE ÇALIŞMIYOR, ÖTELEYEREK DAHA DA BÜYÜTÜYOR”

“TÜRKİYE, KRONİK CARİ AÇIĞININ YANINDA HIZLA KAMU MALİYESİ AÇIĞI İLE ÇİFT AÇIKLI BİR ÜLKE OLMA YOLUNDA İLERLİYOR”

“KGF AĞRI KESİCİ, YARAYI İYİLEŞTİRMİYOR, GEÇİCİ OLARAK ACIYI DİNDİRİYOR”

CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, dolardaki artışın durmaması nedeniyle tüketicilerin içe kapandığını ve tüketimlerini kıstığını belirterek, “İç tüketim ve iç ticaret belli bir durgunluğa girdi” dedi.  

Erdoğdu, 6 Ekim’de 3,57 TL olan dolar kurunun 8 Ekim’deki vize krizinden sonra haftalık ortalama 3,82 TL’ye kadar çıktığına işaret ederek, Türk Lirası’nın dolar karşısında 2017’nin 10 ayı süresince uğradığı değer kaybının yüzde 7,3 olduğunu söyledi. Bu seviyenin Türkiye ekonomisine benzer gelişmekte olan diğer ülkelerin para birimlerindeki değer kaybından 4 puan önde olduğunu bildiren Erdoğdu şöyle devam etti:

“Türkiye ekonomisinin benzer ülke ekonomilerinden daha ağır kayıplarla karşılaşmasının sebebi, en temelde otoriter rejimin hukuk tanımayan icraatlarından kaynaklanıyor. OHAL iklimi, faize, enflasyona, işsizliğe doğrudan yansıyor. Sosyal gerginliklere yol açmadan yükselen enflasyonun un ufak ettiği ücret, maaş ve emekli gelirleri hızla artırılmak zorunda. Yeni asgari ücret tespitinde enflasyonla birlikte büyüme mutlaka hesaba katılmalı. Memleketi OHAL koşullarından bir an önce kurtarıp sağlanan hukuki güven ortamında döviz ve faiz artışını frenleyecek etkili önlemler alınmazsa tüketici fiyatlarındaki yıllık enflasyonun yüzde 15’e ulaşması işten bile değildir. Bu hiper enflasyon dönemi bozulmayı çok daha hızlandırır”

İNDİRİMLER SONA ERDİ, DURGUNLUK BAŞLADI

Demokrasi ve hukuk açığının kur ve faiz artışının tetiklediğini ve bu durumun tüketimi kıstığına ve yatırımları ertelettiğine dikkati çeken Erdoğdu, tüketicilerin döviz ve faizdeki artışlara karşı anında reaksiyon verip içe kapandıklarını ve tüketimlerini anında kıstıklarını vurgulayarak şunları söyledi:

“2016’nın sonlarına doğru kriz tehlikesine binaen uygulanan KDV ve ÖTV indirimleri 2017 Eylül ayında son buldu. Beyaz eşya, mobilya ve konuttan alınan vergideki indirimler sona erdi. Tüketiciler, bu fırsatı kaçırmamak için taleplerini öne çekmişlerdi ve son fırsat ayı Eylül’de de özellikle konut satışları hızlandı. Ekimde ise iç tüketim ve iç ticaret belli bir durgunluğa girdi. Teşviklerin son bulması, talebin öne çekilmesi, ertelenen ve biriken sosyal güvenlik ödemelerinin de başlamasıyla ekonomideki yaz bitti, güz geldi. Ekim ayında ABD ile vize krizi ve devamında Avrupa ile gerilimin sürmesi de, içe kapanmada etkili oldu.”    

TÜRKİYE ÇİFT AÇIKLI ÜLKE OLACAK

Erdoğdu AKP hükümetinin böyle durumlarda önemli borçlanmalara kapı araladığını ve açık vermeye başlayan bütçeyi daha da zorlayarak, kamu maliyesi politikalarına sarıldığını ve bu şekilde özel sektöre Kredi Garanti Fonu ile “pansuman yaptığını” ifade ederek açıklamasını şöyle tamamladı:

“Açıklandığına göre, Kredi Garanti Fonu kredileri sürekli hale getirilecek. 2018’in ikinci çeyreğinde başlayacak olan geri ödemeler ise ertelenecek. Ticari piyasalar ve şirketlerde rahatlama yaratan bu pansuman, yarayı iyileştirmiyor, sadece geçici olarak acıyı dindiriyor. Hükümet derdi çözmeye çalışmıyor derdi geleceğe öteleyerek gelecekte derdi daha da büyütüyor. Bu kolaycılığın faturası bütçeye ve kamu açığına taşınıyor. Türkiye, kronik cari açığının yanında hızla kamu maliyesi açığı ile çift açıklı bir ülke olma yolunda ilerliyor. Öteki kara delikler bir yana Kredi Garanti Fonu da Hazine’nin borçlanmasını kamçılıyor. 2018 bütçesinden Kredi Garanti Fonu’na 3 Milyar TL kaynak aktarılacak. Hazine, kullandırılan 200 Milyar TL’lik kredinin yüzde 7’sine garantör olmuş durumda. Bu miktarda batık krediyi bankalar anında Hazine’den talep edecekler. SGK, garanti zararları, kabaran faiz faturası yanında bir de KGF yükü devreye giriyor.  Hepsi daha fazla borçlanma dolayısıyla daha yüksek faiz daha yüksek enflasyon ve daha fazla işsizlik demek.”