13.07.2017
701
Yazı Boyutu: A- A+
CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TEKİN BİNGÖL: ANLAMINI YİTİRMİŞ BİR DAVET

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, TBMM’de yapılacak 15 Temmuz anma törenleri kapsamındaki gece programıyla ilgili, “Bu anlamını yitirmiş, son derece yanlış, Meclis’in saygınlığına gölge düşürmüş bir davettir” dedi.

Genel Başkan Yardımcısı Bingöl, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu: 




GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TEKİN BİNGÖL’ÜN BASIN AÇIKLAMASI (13 TEMMUZ 2017)

25 günlük bir muhteşem Adalet Yürüyüşü’nden sonra Genel Merkezde tekrar sizinle birlikteyiz. Tabi o yürüyüş boyunca siz de takip ettiniz rutin çalışmalarımızı hiç aksatmadık. Dağ yamaçlarında parlamento grubumuzu topladık, MYK toplantılarımızı gerçekleştirdik, Parti Meclisi toplantımızı yaptık, İl Başkanları toplantımızı yaptık. Bir yandan yürüdük bir yandan da parti çalışmalarını aksatmamaya özen gösterdik. Bu dünya tarihine mal olan bir yürüyüş idi. Artık bütün dünyada böyle bir etkinlik söz konusu olduğunda tıpkı bundan önceki yürüyüşler nasıl anılıyor ise, hepsinin önünde “Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü” diye bahsedilerek örnek alınacak, ilham alınacak. Tabi Türkiye gündemi çok yoğun, her saat farklı faklı gündemle karşılaşıyoruz. Ama önümüzdeki sıcak gündem sizin bildiğiniz gibi 15 Temmuz.  

15 Temmuz, TBMM’de siyasi partilerin kanun teklifleri bağlamındaki o teklifler birleştirilerek Şehitleri Anma Demokrasi ve Milli Birlik günü olarak yasalaşmış idi. 15 Temmuz’da TBMM çok kararlı ve onurlu bir duruş sergilemiş, “Gazi” unvanına yakışır bir tavır içerisinde Meclisi sabaha kadar açık tutmuş. Bombalanmasına rağmen asla taviz vermeden oradan gerekli açıklamaları yaparak o darbecilerin darbe girişimini boşa çıkaracak önemli bir etki yaratmıştır. Ama bunun yanı sıra vatandaşlarımız, siyasi parti farkı, siyasi düşünce farkı gözetmeksizin, on binlerce vatandaşımız aynı anlayışla onurlu ve kararlı bir duruş sergileyerek sokağa çıkmış ve darbecilere geçit vermeyecek bir kararlılıkla darbenin önlenmesinde yine çok ama çok önemli bir etki oluşturmuştur. O nedenle biz 15 Temmuz’a Sokağın, Halkın 15 Temmuz’u diyoruz. Bu bağlamda o kanun teklifleri verildi ve böyle bir resmi tatile dönüştü.

Şimdi 15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde Cumhuriyet Halk partisi olarak bir dizi etkinlik düzenliyoruz. Bu etkinlikler bundan önceki resmi günlerde olduğu gibi, günün anlamını içeren çelenk koyma törenlerinin yanı sıra şehitlerimizin ailelerini, gazilerimizin ailelerini ziyaret etmek, şehitlerimizin mezarlarını ziyaret etmek. Konferanslar, paneller gibi bir dizi yoğun programlarla etkili bir şekilde 15 Temmuz’un ruhuna uygun, o demokrasiyi korumak adına,  sokağa çıkanlara yaraşır bir şekilde bir etkinlik düzenleyeceğiz. Şüphesiz 15 Temmuz’da şehit olan 249 vatandaşımız, yüzlerce gazimiz bir siyasi partiyle ya da bir siyasi görüşle asla anlamlandırılamaz. Onlar Türkiye demokrasisi adına sokağa çıkmışlardı, demokrasiyi korumak adına ağır bedeller ödediler. O açıdan o şehitler Türkiye’nin şehitleridir diğer şehitlerde olduğu gibi, o gaziler Türkiye’nin gazileridir; onun için onlara olan saygımızı, onlara olan inancımızı mutlaka bu tür etkinliklerle göstermek durumundaydık. Böyle bir dizi program hazırlandı, örgütlerimize genelgeyle bildirildi. Bu genelge doğrultusunda örgütlerimiz bu programı uygulayacaklar. Ayrıca kendi ilçe ve illerinde de uygulanacak Demokrasi Ve Milli Birlik Gününe uygun farklı etkinlikler var ise; değişik tarzda olmayan, ruhuna uygun etkinlikler varsa onlara da destek olacaklar, bunu sizinle paylaşmak istedim.

Teşekkür ediyorum.

Soru- Efendim 15 Temmuz’dan bahsettiniz. 15 Temmuz’da Mecliste bir de gece anması var. Buna yönelik bir tartışma da oluyor. Cumhuriyet Halk Partisinin davet edilmediği, Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşma programına davet edilmediği şeklinde. Meclis Başkanından biraz önce bir açıklama geldi ve 15 Temmuz’daki o gece için siyasi grup başkanlıklarına ve milletvekillerine bir davet yazısı iletildiği ifade ediliyor. Size ulaştı mı ne dersiniz?

Tekin BİNGÖL- Ben o basın açıklamasını gördükten sonra hemen Meclisteki sekreterimle konuştum. Bana ulaşan bir davetiye yok, grubu da aradım bana ulaşan ve diğer milletvekili arkadaşlarıma ulaşan bir tek davetiye var o da 15 Temmuz saat 13.00’te özel gündemle Meclisin toplanmasına yönelik bir davetiye. Aslında Meclis gündemiyle ilgili öyle bir davetiye göndermeye de gerek yok. Zira Meclisin özel gündemle toplanması halinde dahi gruplar bilgilendirilerek milletvekillerinin o oturuma katılması sağlanır. Ama ilginçtir birkaç gün önce sadece saat 13.00’teki özel gündemle ilgili bir davetiye var. Onun dışında bir davetiye yok. Buraya gelmeden 5 dakika önce grupla konuştuğumda gruba şimdi bir davetiye ulaştırılmış o davetiye de gece programı da anılıyor. Gece programından sonra da geniş bir program konuşmacılardan bahsediliyor. Konuşma daha önce basına yansıdığı kadarıyla 3 kişinin konuşmasıyla sınırlı idi, şimdi grup başkanları da konuşabilir diye bir madde de ilave edilmiş. Tabi bu bir garabet, birkaç gün öncesinden siz böyle bir program düzenleyeceksiniz. Sadece özel gündemle ilgili saat 13.00’teki oturumu bilgilendirmek adına davetiye göndereceksiniz. Dün arkadaşlarımızın açıklamasından sonra hemen telaşla zevahiri kurtarmak adına bugün bu saatlerde yeni bir düzenlemeyle grup başkanvekilliklerine bu davetiyeyi, bu protokol düzenini göndereceksiniz. Protokol düzeninde 3 kişinin ismi var konuşmacı olarak. Daha önce de basına yansıdığı gibi o 3 isim var fakat üzerine alelacele grup başkanları da konuşabilir diye bir ibare konulmuş. Bu asla doğru bir tavır değildir. Bu Meclis Başkanının nasıl yanlış bir yönetim anlayışına sahip olduğunun somut göstergesidir. Doğru değildir son derece çirkindir.

Bakın değerli arkadaşlar, 15 Temmuz gecesi o parlamentoya ilk giden milletvekilleri arasında ben de dahil olmak üzere Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri vardı. Biz parlamentoya gittiğimizde Sayın Meclis Başkanı kürsüden hızla inerek her birimizi kucaklayıp size demokrasi öpücüğü kondurabilir miyim diyerek bir tavır sergilemiş, sabaha kadar birlikte bir arada, diğer siyasi partilere mensup milletvekili arkadaşlarımızla bir arada olup değerlendirmeler yapmışız, meclisi açık tutmuşuz. Hemen erken saatlerde parlamentoda grubu bulunan 4 siyasi partinin tarihe geçecek ortak açıklaması yayınlanmış ve Sayın Genel Başkanımız uçakların kalkmamasına rağmen değişik araçlar kullanarak hızla Ankara’ya gelip yine o tarihi konuşmasını yapmış. Bütün bunlar çok önemli, şimdi izole ederek kendilerince bir program düzenlemenin gayreti içerisine giriyorlar. Bu ayıplı bir anlayışın somut göstergesidir. Kaldı ki ilk kez de karşılaşmıyoruz, maalesef Meclis Başkanının uygulamalarının bazıları böyle anlamsız, parlamentoya yakışmayan, Gazi Meclis diye nitelendirilen parlamentoya yakışmayan uygulamalarla dolu.

Soru- Davet artık gelmiş durumda siz buna katılacak mısınız?

Tekin BİNGÖL- Bu davet çok geçerli bir davet değil, bu davet anlamını yitirmiş bir davettir. Zira arkadaşlarımızın dünkü açıklamalarından sonra gelen bir daveti normal, kabul edilebilir bir davet olarak düşünmemiz mümkün olabilir mi? Eğer günler öncesinden böyle bir planlama yapılmış ise, günler öncesinden böyle bir program düzenlenmiş ise, tıpkı saat 13.00’teki özel gündemle ilgili davet geliyor idiyse bu da onun devamı olarak gelebilirdi. Zaten Meclis Başkanlığının yapmış olduğu açıklamada da kendini ele veriyor. “Daha önce düzenlenen program grup başkanvekillerine ve milletvekillerine ulaştırılmış idi” deniyor. Şimdi bu, bu açıklamayla uygulamayı çürüten bir anlayış, böyle bir davet şu saatlerde şu dakikalarda grubumuza ulaştırılıyor. Bu anlamını yitirmiş, son derece yanlış, meclisin saygınlığına gölge düşüren bir davranış ve bir davettir.

Soru- Bir tartışma daha var. Dün Sayın Cumhurbaşkanı da söyledi Genel Başkanı hedef alarak. “Artık sokağa çıkamaz hale gelebilirsiniz” şeklinde. MHP liderinden de benzer açıklamalar geldi. Bunu nasıl okudunuz, nasıl yorumladınız?

Tekin BİNGÖL- Şimdi bizim sokak anlayışımız çok net. Biz 93 yıllık bir siyasi partiyiz. Geçmişimizde asla şiddetle ilişkilendirilecek bir davranışımız olmamıştır. Biz şiddeti reddeden bir siyasi partiyiz. Bizim sokak anlayışımız geçmişte yaptığımız etkinliklerle, mitinglerle, yürüyüşlerle çok net bir şekilde ortadadır ki, bunun en son örneği, en somut örneği 25 günlük Adalet Yürüyüşü’ndeki davranışımız ve tutumumuzdur. O yürüyüş boyunca bize konakladığımız yerlerde yapılan uygulamalar, saldırılara nasıl bir tavır koymuşuz açık bir şekilde ortada. Daha da önemlisi yürüyüş sırasında birçok provokatif girişim söz konusu olmuş, bu provokatif girişimlerin hiç birisine en ufak bir karşılık vermeden alkışlarla o provokatif eylemi yapacakların önünden geçilmiştir. Şiddeti reddeden, barışçıl bir dil kullanan bir partinin sokak anlayışı budur. Sokak anlayışı işte o provokatif girişimlere, o gübre dökmeye kadar çirkinleştirilen tavırlara karşı bir duruş sergileyerek sokakta nasıl olacağımızı açık bir şekilde ortaya koymuş bir siyasi partiyiz. Bizim sokak dediğimiz, sokak anlayışımız budur, nettir. Ama bunu farklı bir şekilde anlam yükleyerek kullanmak bizim bugüne kadar gösterdiğimiz tavrımızın ve söylememizin tamamen zıttıdır. Kabul edilebilir bir açıklama değil.

Soru- Program yapacağınızı söylediniz 15 Temmuz’la ilgili. Konuşmalarınızda da, bundan önceki konuşmalarda da bizim için iki ayrı tarih var biri 15 Temmuz biri 20 Temmuz diyerek eleştirilerinizi sıralamıştınız. 20 Temmuz’da yapılacak bir konferanstan bahsettiniz mesela bu o zaman mı yapılacak, programın ayrıntısına dair bilgi var mı?

Tekin BİNGÖL- Şimdi az önce de söyledim. Biz 15 Temmuz’da Fettullahçı terör örgütünün darbe girişimine karşı vatandaşlarla birlikte açık tavır koymuş bir siyasi partiyiz. Ve vatandaşlarımızın o gece o kararlı duruşu o darbe girişimini önlemekte çok etkili olmuştur. O nedenle biz o güne Halkın 15 Temmuz’u diyoruz. O nedenle biz o güne Sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. İşte sokak diye nitelendirilen sokakta ne zaman nasıl davranılması gerektiğini de bir nebze buraya bakıp görmek lazım. Darbecilere karşı bir tavır sokakta alınıyorsa biz onu desteklemişiz, ülkemizin demokrasisini korumak adına ne gerekiyorsa o vatandaşlarımızla birlikte ödenmesi gereken bedel varsa ödemeye hazır olduğumuzu her fırsatta dile getirmişiz. Şimdi sonrasında o 15 Temmuz darbe girişiminin başka bir versiyonu, başka bir tavrı ortaya çıkmaya başlamıştır. Bizim 20 Temmuz’la ilgili düşüncelerimiz de zaman zaman çok açık bir şekilde dile getirilmiştir. 20 Temmuz’la ilgili de bir iki gün içerisinde nasıl bir çalışma yapacağımızı sizlerle paylaşacağız.

Soru- Efendim bir de malum meclisteki 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun raporu var. Oranın siyaset diliminde sadece Kemal Kılıçdaroğlu’nu gördük ve FETÖ’nün hizmetine, amacına hizmet eden adımlar atmakla itham ediliyor Sayın Genel Başkan. Bununla ilgilini neler söyleyeceksiniz?

Tekin BİNGÖL- Bunun adı açıkça çirkinlik desem tarif etmiyor, rezalet desem tarif etmiyor. Bunun adı siyasi kalpazanlık. Bakın komisyonda olan arkadaşlarımıza dağıtılan metinlerde bunların bir tanesi bir tek cümlesi dahi yok. Arkadaşlarımız o kendilerine dağıtılan metinden hareketle bir muhalefet metni hazırlıyorlar. Çok değerli, çok önemli bir metin, ama bir bakıyoruz ki arkadaşlarımıza dağıtılan metin değiştirilmiş, Genel Başkanımızla ilgili son derece çirkin, son derece yakışıksız cümleler oraya kalpazanca yerleştirilmiş. Bizim Genel Başkanımızı Fettullahçı terör örgütüyle ilişkilendirmeye kargalar bile güler. Niçin? Çünkü biz yıllardır bu örgütü “F tipi örgütlenme” diye nitelendiren bir siyasi kurumuz. Çünkü bizim Genel Başkanımız 15 Temmuz gecesi talimat vererek “Süratle Ankara’daki milletvekilleri parlamentoya gitsin” diyen bir siyasi liderdir. Çünkü bizim Genel Başkanımız uçaktayken yanında oturan AKP’nin önemli isimlerinden Hayati Yazıcı’ya daha o darbe girişimi netleşmeden, “Kimden kimlerden gelirse gelsin bir bu darbe girişimine karşıyız” diyen bir siyasi liderdir. Bizim Genel Başkanımız 15 Temmuz sonrasında parlamentoda o tarihi konuşmayı yaparken darbecilere bundan önceki tavrının bundan sonra da net bir şekilde CHP’nin böyle olacağını ifade eden bir Genel Başkandır. Şimdi sırf bu darbe girişiminin siyasi ayağı ortaya çıkmasın diye bir gayretkeşlik içerisinde başkalarına yönlendirmek, başkalarına fatura etmek adına bu tür kurnazlıklar yapılıyor. Ama bunlar çirkindir, bunlar TBMM’ye yakışmayan girişimlerdir. Gerçekten TBMM’nin saygınlığına gölge düşüren girişimlerdir. Şimdi Meclis Başkanı buna müdahale etsin diyeceğim de bu uygulamaları yapan Meclis Başkanından da bu metine müdahale et diye beklemek her halde çok da doğru olmaz. Onun için Meclis Başkanının da her halde bunu bir şekilde kıyısından köşesinden tıpkı bu davetiye skandalı gibi her halde savunacaktır diye düşünüyorum.

Soru- Bunları nasıl yorumlarsınız çünkü Genel Başkana FETÖ üzerinden göndermeler vardı Bahçeli’den gelen?

Tekin BİNGÖL- O da, Sayın Bahçeli her halde artık son zamanlarda siz de dikkat ediyorsunuzdur, çok fazla AKP sözcüleri açıklama yapmıyor; nasılsa bir AKP sözcüsü var, Sayın Bahçeli onların yerine açıklama yapıyor. İşte AKP’nin paralelinde Bahçeli açıklama yapıyor, o ilişkilerini sürdürüyorlar.

Soru- Efendim bir de 15 Temmuz afişleriyle ilgili bir tartışma yürüyor. Bunu nasıl buldunuz, nasıl yorumlarsınız, “geri çekilmeli” diyenler var.

Tekin BİNGÖL- Valla koca Türkiye Cumhuriyetinin çok önemli bir gün için o hazırladığı afişlerde 26 yıl önceki bir fotoğrafı alıp montajlayarak kullanmaları her halde yani Aziz Nesin’lik bir olay. Her halde mizah yazarlarına ciddi malzeme olacaktır. Bir garabet, bir rezalet, fotoğraf yoksunu bir Türkiye’de mi yaşıyoruz? 15 Temmuz’la ilgili fotoğraf sergileri açılıyor, ama o sergilerden esinlenmeden birileri kim yapıyorsa orduyu da rencide edecek şekilde bir fotoğraf Türkiye’nin bütün billboardlarını süslüyor. Bunu açıp Sayın Meclis Başkanına, Sayın Genelkurmay Başkanına bir sormak lazım.

Ben teşekkür ederim, iyi çalışmalar diliyorum. 

CHPnet

SİTELERİ