14.11.2017
150
Yazı Boyutu: A- A+

OKAN GAYTANCIOĞLU: DEMEK Kİ İTHALAT ÇÖZÜM DEĞİL…

Bugün, Türkiye İstatistik Kurumu, kırmızı et üretim rakamlarını açıkladı. Açıklanan bu rakamlara göre Türkiye’de kırmızı et üretiminde % 23 azalma var. Demek ki, yaklaşık 7 yıldan beri süren ve karşılığında 5 milyar doları aşan, et ithalatı bir çözüm olmamış. Bu ithalat üretimi olumsuz yönde etkilemiştir.

Belki yapılan et ithalatı birkaç günlüğüne et fiyatlarını düşürmüş olabilir. Ancak uzun vadeli bakarsak, tarımı desteklemekten kaçınan AKP hükümeti, Türkiye Cumhuriyetinin kaynaklarını yabancı ülkelerin çiftçilerine sunmuştur. 5 milyar $ karşılığında ne et fiyatı ne de kıyma fiyatı düşmüş, ama kırmızı et üretimi % 23 oranında düşmüştür. AKP halen bunu görmemekte Türkiye hayvancılığını adeta bitirmek için bedava yem kaynağı olan meraları talan etmek için yasa çıkarmakta, hatta mera talanını ön plana çıkarmamak bu uygulamaları torba yasaların içine gizlemektedir.

Tarım Bakanı ve tarım bakanlığı bürokratları vatandaşa ucuz et yediriyoruz diye sevinmektedirler. Halbuki bunların görevi ülke tarımına, Türk çiftçisine destek vermektir. Çiftçiyi yok sayarsanız, sonra çiftçi size küser. Üretebilecekken, üretemez hale gelir. TÜİK verileri bunu söylüyor. Bizim çiftçimizde bunu yapmış, yüksek maliyetlerden dolayı besiciler et üretimi bırakmışlar, yani üretmiyorlar.

BİM ve A101 gibi, ısmarlama ihale yapıp 2 yandaş market zincirini düşünerek vatandaşa sattığınız ucuz ette kimleri kayırdığınızı biliyoruz. Vatandaşın ucuz et yemesinden şikayetçi değiliz. Bizim CHP olarak ucuz ete karşı çıktığımız yok. Ama paramızın başka ülkelere gitmesini doğru bulmuyoruz. Tarım Bakanına bakarsanız et ithalatı 3 yıl daha sürecekmiş. CHP olarak iddia ediyoruz, siz ithalat yaptıkça üretici sayısı azalacak, kırmızı et üretimimiz düşecek.

Zaten 1 kg besi yemi 60 TL olursa, 1 kg kuzu yemi 65 TL olursa, çiftçi borç içinde hala üretmeye kalkarsa, sizde ithalata devam ederseniz, gelecek yıllarda hayvancılık yapacak çiftçi bulamayacaksınız. Anadolu’nun hayvan pazarı yapılan yerlerini bir dolaşın bakalım neler göreceksiniz. Hayvan pazarlarında yaprak kımıldamıyor, besicilerimiz hayvanlarını değerinden satamıyor, hatta satışlar bıçak gibi kesti.

Yurdumuzun değişik bölgelerinde üreticimizin karkas olarak kilogramını 25-26 TL’den sattığı et, maalesef tüketiciye ulaşana kadar 50 ile 60 TL’ye kadar çıkıyor. Et ve Süt Kurumunun yerli besi hayvanı ile besicilik yapan üreticiyi ithalata karşı korumak için açıkladığı karkasta kilogram başına 25 liralık alım fiyatını artırması gerekir. Zincir marketler ithal ucuz et satarsa, kasaplar kırmızı et satamazsa, üreticimiz hayvanını kime kestirecek? 12 ilde kombinası bulunan Et ve Süt Kurumu, kalan 69 ilde ve çok sayıda ilçe merkezinde nasıl alım yapacak?" bunlar Tarım Bakanının çözümü de içinde bulunduracağı cevap vermesi gereken sorulardır.

AKP’nin uyguladığı niteliksiz tarım politikaları sayesinde 2 Trakya büyüklüğünde alan ekilmeyip, boş kalırsa, Doğu ve Güneydoğu’daki bedava yem kaynağı meralar boş kalırsa yani kısacası Türkiye toprakları ve meralarını kullanmazsa, yem kaynağı olan arpayı ithal ederse, yem kaynağı olan mısır’ı ithal ederse Türkiye tarımı yönetilemez.

Tarım Bakanlığının görevi bu aracıları ortadan kaldırabilmek, üreticiye ucuza yem sağlayabilmenin yollarını bulabilmektir.  Besiye alınan hayvanlara hayvan başına verilen destekler yetersizdir, bu desteklerin yasada yazdığı gibi (GSMH’nın %1’i) arttırılması ciddi bir çözümdür. Hayvancılığımızın gelişmesi için üreticilerimizin menfaati korunarak, kesimden satışa kadar olan süreçteki yüksek fiyata düzenleme getirilmeli veya müdahale kurumu devreye sokulmalıdır. Aradaki komisyoncular devreden çıkarılmalıdır. Komisyoncular devreden çıkarıldığı zaman, zaten et fiyatları makul seviyelere inecektir. Ama yerli üreticiyi koruyamazsak, yarın üreticiyi bulamayabiliriz.

Unutmayın, çiftçi kazanırsa esnaf kazanır, çiftçi kazanırsa sanayici kazanır, çiftçi kazanırsa Devlet vergi alır ve kazanır. İthalatta kazanan sadece yandaş firmalarınız olur.

AKIL teri ile ALIN terini birleştirerek, politika geliştirmek zorundasınız. Dünyada hiçbir ülke çiftçisini yok sayıp, çözümü ithalatta bulmamıştır. Üretebilecek potansiyeli yüksek olan Türkiye’nin bir an önce ithalatı bırakıp, üretime önem veren politikalara yönelmesi gerekmektedir.

Yakında Türkiye tarımının sorunları tümüyle sona erecek. Çünkü böyle giderse tarımı ve üretimi tamamen bitireceksiniz.