17.05.2017
1286
Yazı Boyutu: A- A+

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ BÜLENT TEZCAN’IN BASIN TOPLANTISI (17 MAYIS 2017)

Değerli basın mensupları, Merkez Yönetim Kurulumuzun olağan toplantısını tamamladık. Türkiye’nin gündemini, siyasetin gündemini değerlendirdik. Değerli arkadaşlar Olağanüstü Hal rejiminin ilan edilmesinden bu yana 10 ay geçti. Bu 10 ay içerisinde başlangıçta hızla normalleşmeye döneceklerini ifade etmiş olmasına rağmen iktidar çevrelerinin, Türkiye’de anormal durumun, olağanüstü durumun yerleşmeye başladığını görüyoruz. Türkiye her geçen gün daha da anormalleşiyor.

ohal,  darbenin siyasi ayağını gizleme aracı olarak kullanılmaktadır

Değerli arkadaşlar anlaşılan o ki, iktidar Olağanüstü Hal rejiminin tadını almış bundan bir türlü vazgeçemiyor. OHAL şartları altında bir referandum yapıldı, OHAL şartları altında toplum büyük bir baskı altında yönetiliyor. Değerli arkadaşlar Olağanüstü Hal’in derhal kaldırılması gerekir. Türkiye temel problemlerini çözmek istiyorsa, öncelikle hızla normalleşmek zorundadır. OHAL şartları altında Türkiye hiçbir problemini çözemez. Bugüne kadar da Olağanüstü Hal’in Türkiye’de bırakın temel problemleri çözmeyi tam tersine problemleri büyüttüğü açıkça görülmüştür. Olağanüstü Hal darbenin siyasi ayağını ortaya çıkarma girişimlerini örtme aracına dönüşmüştür. Olağanüstü Hal darbenin siyasi ayağını gizleme aracı olarak kullanılmaktadır. Aradan 10 ay geçti, Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu kurulmasına ilişkin OHAL Kanun Hükmünde Kararnamesi Ocak ayında yayımlanmıştı. “Haksızlığa uğrayanların haksızlıklarını inceleyecek” diye. Görev süresi 2 yıl olması planlanıyordu, üzerinden 4 ay geçti daha dün itibarıyla OHAL inceleme komisyonunun başkanı ve 7 üyesi tayin edilebildi. Yani komisyon daha kurulmadan önce neredeyse görev yapması için ön görülen sürenin 4’te 1’ini aşağı yukarı tamamlamış oldu. Bu bile OHAL inceleme komisyonunun aslında mağduriyetleri incelemek için değil, mağduriyetleri yargı önünde incelenmesini geciktirmek için kurulduğunun çok açık bir kanıtıdır. Bu komisyon yargı denetimini öteleme ve erteleme aracı olarak kullanılmaktadır, bunun için oluşturulmuştur.

tutuklu gazetecilerin tahliyesini beklerken yeni tutuklamalarla karşılaşıyoruz

Değerli arkadaşlar, darbe araştırma komisyonu hala raporunu sunamadı. TBMM’de oluşturulan darbe girişimini inceleme komisyonu, araştırma komisyonu hala raporunu sunamadı, komisyonun raporu sunması özel olarak başta Sayın Erdoğan olmak üzere iktidar tarafından engelleniyor. Merak ediyoruz, komisyonun çalışması niye engellendi? Komisyonun bütün noktaları araştırıp inceleyebilmesi konusu niye ertelendi? Sayın Cumhurbaşkanı bundan 8 ay önce “At izi, it izine karıştı” demişti. Bu mesele “At izi, it izine karıştı” diyerek geçiştirilebilecek basitlikte bir mesele değildir. Unutulmasın ki, bu izlerin arasında kaybolan hayatlar var. Basit bir sorun değildir. O karıştı denen izlerin arasında kaybolan hayatlar var. İntihar eden insanlar, insanlık dramı var. Bu yüzden bir an önce Olağanüstü Hal kaldırılmalı ve derhal normalleşip yaraları sarmak zorundayız. Biz bunları beklerken, ceza evindeki tutuklu gazetecilerin tahliyesini beklerken ne yazık ki, yeni tutuklamalarla karşılaşıyoruz. Türkiye ne yazık ki, attığı bir trafik kazası haberi manşeti nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı bir Türkiye, Abdülhamid döneminin istibdat uygulamalarından daha ötesine geçen uygulamalarla karşı karşıyadır. Gazeteciler manşet atmaktan, haber yazmaktan korkar duruma gelmiştir. Savcılara ve hakimlere sesleniyorum, bu uygulamalarla yaşanmaz hale getirdiğiniz bu ülkede, Türkiye’de sizlerde yaşamak zorundasınız bunu unutmayın. Nefes alınmaz hale getirdiğiniz, iktidarla birlikte yaşanmaz hale getirdiğiniz bu ülkede sizlerde yaşamak zorundasınız. Bir gün yarattığınız canavarlar sizleri de pençesi altına alabilir. Daha önce yaşanan örneklerde olduğu gibi.

mühürsüz seçimin gayrimeşru zemini üzerinde yapılan kaçak inşaata ortak olmadık

Değerli arkadaşlar, bu tablo içerisinde bir mühürsüz seçimin üzerinden oluşturulan gayrimeşru ortamda yine o mühürsüz anayasaya dayalı kurumlar, gayrimeşru bir biçimde oluşturulmaya çalışılıyor. Hakimler ve Savcılar Kurulundan bahsediyorum. Dün TBMM mühürsüz seçimin gayrimeşru sonuçları üzerinde Hakimler Savcılar Yüksek Kuruluna 7 üyeyi TBMM’de seçti. Biz bu mühürsüz seçimin gayrimeşru zemini üzerinde yapılan kaçak inşaata ortak olmadık, olmayacağız da o nedenle TBMM’de oy kullanmadık. Görüyoruz ki, ortaya çıkan tablo yargıda yeni bir cemaat, siyaset ittifakı oluşturulmaktadır. Bu tabloda yeni bir paralel devlet yapısı oluşturulmaktadır. Türkiye’de dün iktidar cemaat ittifakıyla ülkeyi paralel devlet yapısına teslim eden Ak Parti anlayışı, bugün aynı şekilde yine yargıda bir yeni paralel yapı oluşturma girişimi içerisindedir. Görülüyor ki, huylu huyundan vazgeçmiyor. Görülüyor ki, “Allah’ta millet de bizi affetsin” sözleri samimi bir özür sözü değilmiş ve aynı şekilde yargı bir kere daha cemaatlerin ve siyasetin ittifakına teslim ediliyor. Bunun sonuçlarını yakın tarihimizde gördük, 15 Temmuz’da. Bunun sonuçlarının önümüzdeki günlerde nereye götüreceğini düşünmek bile istemiyoruz.

İktidara sesleniyorum, bayramlarımızdan elinizi çekin

Değerli arkadaşlar Cuma günü 19 Mayıs. 19 Mayıs Ulusal Kurtuluş mücadelemizin başladığı gün, 19 Mayıs bir milletin yok olduğunun sanıldığı günlerde yeniden küllerinin içerisinden dirilip ayağa kalkışının büyük hikayesi, o büyük hikayenin başladığı gün. Onun için Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere armağan ettiği bayram, gençlerimize armağan ettiği bayram. Ama görüyoruz ki, bayramlara, bayramlarımıza yönelik yasaklama zihniyeti aynı şekilde devam ediyor, hayret verici bir biçimde. Öncelikle bütün milletimizin bayramı kutlu olsun. Bayramlara yönelik yasaklar son bulsun.

Değerli arkadaşlar, Beşiktaş Belediyemizin İstanbul’da 19 Mayıs nedeniyle yapmak istediği kutlamalar güvenlik bahanesi gerekçesiyle engelleniyor. Gerçek niyetin ne olduğunu biliyoruz. Ne yazık ki, Ak Parti iktidarı döneminde Türkiye’de ortak değerlerimize yönelik sistemli bir saldırı hala devam ediyor, ilk günden bu yana devam ediyor. Atatürk’e yönelik hakaretlerin artması, kurumsal olarak belirli yapılardan destek alması boşuna değildir. Ortak değerlerimiz tahrip etmeye dönük adımdır. Bayramlarımızın milletimiz, halkımız tarafından kutlanmasına dönük engelleme çabaları boşuna değildir, ortak değerlerimizi tahrip etme girişimlerdir. İktidara sesleniyorum, bayramlarımızdan elinizi çekin. Belli ki, Ak Parti iktidarı mevcut bayramlarımızı unutturup yeni bayramlar icat etme niyetindedir. Mevcut bayramlarımızı unutturup yeni bayramlar icat etme niyetiniz olduğunu biliyoruz. Ancak bu fantezilerden vazgeçmenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü bu fanteziler sizi selamete değil, ancak ve ancak felakete götürür.

BİZ TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE BAYRAMLARIMIZI KUTLAMAYA DEVAM EDECEĞİZ

Değerli arkadaşlar, biz Türkiye’nin her yerinde bayramlarımızı kutlamaya devam edeceğiz. 19 Mayıs Cuma günü Ankara’da, Kızılay’da İl örgütümüzün önünden Güvenpark’ta toplanıp Anıtkabir’e büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’e gideceğiz, Anıtkabir’e yürüyerek coşkulu bir şekilde 19 Mayıs’ı kutlayacağız. Türkiye’nin her yerinde 19 Mayıs kutlamalarında coşkulu bir biçimde katılacağı, kutlamalarımızı yapacağız. Bayramlarını unutan milletler millet olma niteliklerini kaybederler. Bayramlarını unutturmak isteyen iktidarlar kendi milletine en büyük ihanetin içerisinde olan iktidarlardır. Ben bu duygularla bütün milletimizin yeniden bayramını kutluyorum. Hepinize teşekkür ediyorum.

Soru- MHP grup konuşmasında MHP lideri Devlet Bahçeli’nin partinize yönelik olarak eleştirileri olmuştu. Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyaretini hatırlatarak CHP’li kuleler diye bir ifade kullandı. CHP yine mayınlı alanlarda dolaşmakta, HDP’ye fahri sözcülük yapmak, Kandil’e göz kırpmak, Kürdistan müteahhitlerine takla atmaktır gibi ifadeleri oldu bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent TEZCAN- Değerli arkadaşlar, tek adam rejiminin taşıyıcı kolonu olanların Cumhuriyet Halk Partisi’ne söyleyebilecekleri hiçbir sözleri olamaz. Buna söyleyeceğim tek şey budur.

Soru- Efendim malum 16 Nisan Referandumundan sonra partinizde bazı istifalar olmuştu. MYK’da değişiklikler olabileceğine yönelik iddialarda ortaya atılmıştı. Bugün MYK toplantısı gerçekleştirdiniz. Böyle bir değişiklik havası var mı CHP’de gerçekten? Bu iddialar doğru mu?

Bülent TEZCAN- Hayır yok. öyle bir hava da yok, öyle bir tabloda yok.

Soru- Efendim benim iki sorum olacak. Birincisi, Sayın Genel Başkan İl Örgütünün düzenleyeceği yürüyüşe katılacak mı? İkincisi, öğretim üyelerinin açlık grevleri devam ediyor. Sayın Genel Başkanın dün bir değerlendirmesi olmuştu, hatta bir çağrısı olmuştu. CHP’nin bu konuda yeni bir girişimi olacak mı veya Genel Başkan Kızılay’da öğretim üyelerini ziyaret edecek mi?

Bülent TEZCAN- Sayın Genel Başkanımızın 19 Mayıs kutlamasına katılması bir program dahilinde bir düzenleme yapacak. İstanbul’da programlar var, Ankara’da var. Ona göre programını şekillendirecek ve o noktada açıklama yapacak. Henüz netleşmedi bu konu. Açlık grevleriyle ilgili başından bu yana soruna insani açıdan yaklaşıyoruz. Sayın Genel Başkanımızın çağrılarına henüz bir yanıt gelmedi. Arzumuz bir insanın hayatı her şeyin üzerindedir. Açlık grevlerini sona erdirecek ortak girişimlerin oluşturulabilmesinde yarar olduğunu düşünüyoruz. Açlık grevlerini yapanların da bir an önce buna son vermelerini arzu ediyoruz.

Soru- Efendim dün Cumhurbaşkanı’nın bir görüşmesi oldu Trump’la ABD Başkanıyla. Bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bülent TEZCAN- Biz her şeyden önce Türkiye’nin milli çıkarlarına önem veriyoruz. Ülkemizin, milletimizin çıkarları her şeyin üzerindedir. Uluslararası ilişkilerde de Türkiye’nin yararına olan adımların atılmasını her zaman arzu eder ve bekleriz. Sayın Cumhurbaşkanı’nın Sayın Trump’la görüşmesinin ayrıntıları henüz paylaşılmadı, yavaş yavaş düşüyor. Sayın Cumhurbaşkanı’nın bu görüşmede Türkiye lehine elde ettiği sonuçları büyük bir merakla bekliyoruz. Biz de bu sonuçları öğrenmeyi büyük bir merakla bekliyoruz.

Soru- Hafta sonu Sayın Cumhurbaşkanı Ak Parti Genel Başkanı olacak. 16 Nisan tırnak içerisinde sizin tabirinizle mühürsüz seçimin sonuçlarından biri partili Cumhurbaşkanı olmak için Genel Başkan olacak. Kongrede Cumhuriyet Halk Partisi’ni temsilen biri olacak mı?

Bülent TEZCAN- Ak Parti kongresine partimizi temsilen eğer programda bir değişiklik olmazsa, Genel Sekreterimiz gidecek, nezaket kuralıdır. Bunun ötesinde başından bu yana partili Cumhurbaşkanı milletle Cumhurbaşkanı arasında ciddi bir kopuşa neden olur demiştik. Gönül bağı kopar milletle Cumhurbaşkanı arasında. Biz Sayın Erdoğan parti üyesi olduktan sonra parti üyesi çerçevesinde nezaket ilişkilerini ve protokol kurallarını uygulayacağımızı söyledik, öyle davranıyoruz. Parti Genel Başkanı olduğu zamanda bir partinin Genel Başkanı ölçüsünde nezaket kuralları ve protokol kuralları çerçevesinde hareket edeceğiz.

 Teşekkür ediyorum arkadaşlar.