CHP Programından özet başlıklar
Haberi Geç
« önceki
sonraki »
-
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
İlkeli, saygın, demokratik ve özgür iletişim ortamı.
-
BİLGİ TOPLUMU
Hedefimiz, bilgi teknolojisi ve bilişimde önder ülke olmak.
-
ÇALIŞMA HAKKI
Çalışma hakkı kutsaldır, Emek en yüce değerdir. Kadınların çalışma hayatına katılmaları
teşvik edilecektir.
-
ÇEVRE
“Çevreye duyarlılık” çağdaşlıktır.
-
DEMOKRASİ
Demokrasi kültürünün ülkemizde daha yaygınlaşıp derinlik kazanması hedef alınacak.
-
GENÇLİK
Yaratıcı, özgün, özgür ve hoşgörülü, insan haklarına saygılı, laik, demokratik değer
ve davranışlara sahip bir gençlik.
-
İŞSİZLİK VE İSTİHDAM
Hedefimiz: üretken "tam istihdam". İşsizliğin hızla azaltılması, yeni istihdam alanları
yaratılması CHP'nin en acil hedefidir.
-
KADIN
Hedefimiz: kadını erkeği her alanda eşit Türkiye.
-
KOBİLER
Kobi’ler ekonominin itici gücüdür.
-
KÜLTÜR
“Ulusal kültür” zenginliğimizdir.
-
LAİKLİK VE DİN
CHP, ne dinin siyasallaşması, ne de siyasetin dinselleştirilmesini kabul etmez.
Devlet, din ve inançlar karşısında eşit mesafededir.
-
SANAYİLEŞME
"Ulusal Sanayileşme" temel önceliğimiz olacak, mevcut endüstriyel yapının bu doğrultuda
dönüşümü hedef alınacaktır.
-
SOSYAL DEVLET
Yeni sosyal refah devleti Yoksullukla mücadele Herkese sosyal güvenlik.
-
TURİZM
"Turizmde yeni bir atılım","sosyo-ekonomik gelişme, kaliteli yaşam ve dünya"
-
TARIM
Tarım ülkemizin yükü değil, gücüdür. Verimli, rekabetçi, doğaya saygılı ve insana
yönelik yeni tarım düzeni.
-
YARGI
Bağımsız, etkin ve hızlı yargı.
SANAYİLEŞME
Uluslararası finans ve ticaret sisteminde serbestleşme, teknoloji alanında hızlı gelişmeler, üretim süreçlerinde ve sektörel önceliklerde değişimler yaratmaktadır. Bilgi yoğun ve yüksek katma değerli mal ve hizmet üretebilmek rekabet gücünün belirleyicisi olmaktadır. İşgücünün eğitim düzeyi, becerileri ve yetkinlikleri önemli hale gelmektedir.
Böyle bir ortamda, firma bazında rekabet gücünün ana belirleyicisi, sadece imalat yetkinliği değil; tasarım, lojistik, dağıtım gibi pek çok hizmet alanındaki performansa da bağlı olabilmektedir. Bunun sonucu olarak, sanayi politikası giderek yataylaşmakta ve hizmet sektörünü de kapsar hale gelmektedir.
SANAYİDE ATILIM STRATEJİSİ
Ulusal sanayi yapısında 21.yüzyılın koşullarını kucaklayacak bir dönüşüm ve atılım yapılabilmesi için, devletin özel sektörle diyalog geliştirme ve özel sektörü yönlendirme işlevi büyük önem kazanmıştır. CHP’nin bu konudaki kararlılığı çerçevesinde;
SANAYİDE VİZYONUMUZ “ÜRETİMDE KALİTE VE ETKİNLİK, DIŞ PİYASALARDA REKABETİ GÜCÜ: Piyasalarda karmaşık düzenlemelere son verilecek, sanayici durağanlıktan girişimcilikte pratikleşmeye yöneltilecek, rant arayışı yerine üretim ekonomisine yönlendirilecektir. Kamu ile eşit rekabet koşulları sağlayabilecek, “üretimde kalite ve etkinliği, dış piyasalarda rekabeti” hedefleyecek yeni bir sanayileşme vizyonu gerçekleştirilecektir.
ÖZEL SEKTÖRÜN POLİTİKA OLUŞTURMA KAPASİTESİ GÜÇLENDİRİLECEK: Sanayi envanteri hızla tamamlanacak, sektörel araştırma enstitüleri geliştirilecek, bu enstitüler aracılığı ile özel sektörün politika oluşturma kapasitesi güçlendirilecektir.
Bu duyarlılıkları gözetecek ULUSAL SANAYİ STRATEJİSİ;
Piyasaların işleyişine ilişkin genel kuralların, “rekabete açık ve yatırım dostu piyasa ortamı” ile “devlet yardımları ve teşvik politikalarının” konumu,
- Sanayi işletmelerinin verimliliğini etkileyecek, “nitelikli işgücü, yenilikçilik, çevre, altyapı” gibi yatay sanayi politikalarının durumu,
- Sektörel rekabet gücünü etkileyen, küreselleşme ile önemi giderek artmakta olan dışsal faktörler, “uluslararası sermaye, bilgi, teknoloji” hareketlerinden kaynaklanan dinamikler ile etkileşim koşulları,
- Kamunun stratejik sanayi sektörlerindeki birikim ve uygulamaları,
- Bilgi Çağı’nın öngörüleri ve açılımları,
- Stratejik Makro Planlamanın vizyonu,
çerçevesinde gereğince önemsenerek ve değerlendirilerek, belirlenecektir.
Türkiye ekonomisini daha rekabetçi bir konuma taşıyacak araçları içeren, bu alanlardaki öncelikleri, ekonomik faktörleri ve önlemleri belirleyen “Türkiye Sanayi Stratejisi ve Politikaları” dinamik, katılımcı ve sürekli olarak güncellenerek yenilenebilen bir yaklaşımla saptanacaktır.
Türkiye Sanayi Stratejisi’nin temel hedefi; genelde sanayi işletmelerinin, özelde ise KOBİ’lerin “katma değeri yüksek üretime, yüksek teknolojik kabiliyete ve nitelikli işgücüne, değişen şartlara uyum sağlayabilme yeteneğine, ulusal ve uluslararası piyasalarda rekabet gücü olan bir yapıya” kavuşturulması olarak belirlenecektir.
HEDEFİMİZ: “TEKNOLOJİK DÜZEYİ VE DIŞ REKABET GÜCÜ YÜKSEK, SOSYAL AYAĞI GÜÇLÜ, İLERİ ULUSAL SANAYİ”
Türkiye, son yirmi yılı büyük ölçüde, daha önce yaratılmış üretim yapılarının sağladığı olanaklarla aşmıştır. Önümüzdeki yıllarda ekonominin rotasını tekrar “teknolojik yapılanma, AR-GE, yenilikçilik temelinde ileri sanayileşme” aksına çevirmek zorundadır.
CHP, rekabet gücü yüksek, stratejik öncü sektörlere odaklanmış ileri sanayileşmeyle ve Bilgi Çağı’nın olanaklarının doğru değerlendirilmesiyle, Türkiye ekonomisini yıllık ortalama yüzde yedi düzeyinde sürdürülebilir gerçek büyüme potansiyeline ulaştırmayı hedef almaktadır.
Dünyanın gelişmiş ülkeleri, 3. Sanayi Devrimi’ni (Teknoloji Devrimini) tamamlamış, Bilgi Çağı’nın teknolojilerine ve yenilikçiliğine yönelmiştir. Türkiye bu süreci yakalayabilmek için ekonomisinde yapısal bir değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek zorundadır. Bu da sanayileşme çabalarında uzun dönemli bir yaklaşım ve perspektifi gerekli kılmaktadır.
Türkiye, 21. yüzyılın hızla değişen koşullarında dünyadaki mal ve hizmet talebinin hangi alanlarda yoğunlaşacağı, üstünlüklerin hangi sektörlerde oluşacağı konusunda doğru tespitler yapmak ve söz konusu sektörlere yönelmek zorundadır. Böylece, toplumun bütünü, geleceğin dünyası ve dinamikleri ile ilişkilendirilerek harekete geçirilmiş olacaktır.
Ülkemizi 21. yüzyılda ancak, demokratikleşme eşliğinde, rekabetçi üretim yapısı ve teknolojik sıçrama ile yapılandırılmış dengeli, kendi kendini sürdürür ve geliştirir nitelikte ileri sanayileşme taşıyabilir. İleri sanayileşme, güçlü Türkiye’yi oluşturma iddiamızın da temel dayanağıdır.
Rekabet ve teknoloji birbirini pozitif olarak etkileyen iki kavramdır. Küreselleşen dünyada rekabet gücünü belirleyen en temel faktör, AR-GE ve inovasyon (yenilikçilik) kaynaklı yüksek ve sürdürülebilir verimlilik artışıdır. Zira uygulanabilir yeni teknolojiler rekabet gücünün artması neticesinde kârlılığın artmasına; kârlılığın artması ise daha ileri teknolojilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Ülkelerin rekabet güçleri pazarlanabilir mal ve hizmet üretimlerinin ötesinde, bunların ne ölçüde ileri teknolojiye dayalı yüksek katma değer sağladıklarına bağlı hale gelmiştir. Katma değeri ve rekabet gücü daha yüksek sektörlerin öncülüğünde, bilime, bilgiye ve ileri teknolojiye dayalı bir sanayileşme, hızlı kalkınmamız ve toplumsal gelişmemizin itici gücü ve sürükleyici unsuru olacak, demokrasimizin derinleşmesine de katkıda bulunacaktır.
Bu vizyon ve kararlılık içinde; yüksek verimliliğe dayalı, dış rekabet gücü yüksek, bilgi çağının ileri sektörlerinde yoğunlaşan “Ulusal Sanayileşme” temel önceliğimiz olacak, mevcut endüstriyel yapının bu doğrultuda dönüşümü hedef alınacaktır. Bu kapsamda;
ÇAĞDAŞ STRATEJİK KRİTER VE AÇILIMLAR ÖN PLANDA TUTULACAK: “Ulusal Sanayi Stratejisi” ile AB’nin Yenilenmiş Lizbon Hedefleri, doğrultusunda özellikle “AR-GE ve yenilikçilik, istihdam, eğitim, çevre, altyapı sektörleri, bilgi ve iletişim teknolojileri ve kurumsal idari kapasite” konularında, stratejik kriter ve açılımlar ön planda tutulacaktır.
Bilişim, (bilgisayar, mikroelektronik, telekomünikasyon, bilgi ve iletişim teknolojileri) ileri teknoloji malzemeleri, biyoteknoloji, nano teknoloji, nükleer ve uzay teknolojileri gibi stratejik nitelikli alt sanayi sektörleri belirlenerek, hızla geliştirilmeleri hedef alınarak, güçlü destek sağlanacaktır.
Orta ve yüksek teknolojili sektörlerin üretim ve ihracat içindeki paylarının arttırılmasına yönelik yeni girişim başlatılacak; otomotiv, beyaz eşya, makine ve elektronik sektörlerinde Türkiye’nin üretim merkezi olması hedef alınacaktır. Geleneksel sektörlerde ise yeniden yapılanma teşvik edilerek, uluslararası rekabete uyum sağlayacak yapıya dönüşüm desteklenecektir.
SANAYİMİZİN COĞRAFYASI YENİDEN BELİRLENECEK: Sanayimizin coğrafyası tarım, turizm, kent alanları ve Türkiye’nin gelişmesine öncülük edecek ‘çekim merkezleri’ dikkate alınarak yeniden belirlenecektir. Geleceğin kritik sektörlerini içerecek “Büyük Mekan Projeleri” bu anlayış içinde gerçekleştirilecektir.
Oluşturulacak yeni sanayi aksları ve bölgeleri ile sanayinin yurt düzeyinde daha dengeli ve rasyonel dağılımı sağlanarak, sanayileşme sürecine yeni bir ivme kazandırılacaktır.
TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİ VE MERKEZLERİ YAYGINLAŞTIRILACAK: Ulusal Sanayinin verimliliğini artırmak için Teknoloji Geliştirme Bölgeleri ve Merkezleri (TEKMER) ile İş Geliştirme Merkezleri (İŞGEM) daha etkin yapılarda yaygınlaştırılacaktır. Bu kapsamda;
Beceri dönüşümünü sağlayıcı, girdi maliyetlerini düşürücü etkin tedbirlerin alınması, kalite standartları konusunda ulusal bir politikanın belirlenmesini,
Sanayi sektörüne girdi sağlayan altyapı ve hizmetler sektörünün işleyişinin etkinleştirilmesi, Kamunun hizmet sağlama etkinliğinin arttırılmasını,
Rekabet gücünü olumsuz etkileyen sorunların tespit edilerek, sektörel bazda çözümler üretilmesini,
AR-GE işletmelerinin “Organize Sanayi” ve “Teknoloji Geliştirme” Bölgeleri ile, “Küçük Sanayi Sitelerinde” yoğunlaşmalarını,
Tüm firmaların rekabet gücünü artıracak, işgücünün niteliğini yükseltecek, finansmana erişimi kolaylaştıracak, yenilikçilik kapasitesini geliştirecek, girdi maliyetlerini düşürecek, çevreye duyarlılığı arttıracak ve farklı kurumlar arasında koordinasyon gereğini ön plana çıkartacak yatay politika alanları geliştirilecektir.
SANAYİ İŞLETMELERİNDE YENİLİKÇİLİĞE ÖNEM VERİLECEK: Sanayi işletmelerinin yenilikçiliğe önem veren, bilgi ve iletişim teknolojilerinin etkin biçimde kullanılmasını teşvik eden yeni bir vizyona odaklanması sağlanacaktır. Bu çerçevede;
Bilgisayar, web tasarımı ve bilgi teknolojileri gibi konularda eğitimin güçlendirilerek yaygınlaştırılması,
Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin daha sistemli ve yoğun olarak desteklenmesi,
Mesleki eğitimin yaygınlaştırılması, nitelikli işgücünün geliştirilmesi,
Meslek liseleri ve yüksek okulların, sanayinin ara eleman ihtiyacını karşılayabilmesi için önlemler alınması,
Üniversitelerde girişimci geliştirme programlarının yaygınlaştırılması,
amaçlarına yönelik politikalar kararlılıkla uygulamaya konulacaktır.
GÜÇLÜ BİR YATIRIM HAMLESİ BAŞLATILACAK: Türkiye’nin kalkınma potansiyeli, doğrudan yabancı sermayeyi de kapsayan güçlü bir yatırım hamlesi ile harekete geçirilecektir. Bu kapsamda;
- Sermaye piyasası rantlarına öncelik veren, düşük verimli sanayi işletmeciliği anlayışının ve hantal sanayi profilinin terk edilmesi hedef alınacak,
- Sanayimizin ağırlıklı olarak ithal kaynaklı ara mallara dayandırılması politikasına son verilecek,
- Bize mal ve hizmet satan ülkelerde değil, kendi ülkemizde istihdam ve üretim artışı sağlanmasına öncelik verilmesi özendirilecek,
- Dünyadaki değişimlerin, teknolojik gelişmelerin, piyasalardaki ve tüketim kalıplarındaki farklılaşmaların, ekonomik kararlara hızla yansıtılabilmesi hedef alınacak,
- Dahilde İşleme Rejimi (DİR) uygulamalarının tarımsal gelişmelerin ve sanayide ara malı üretiminin engeline dönüşmemesi sağlanacak,
- Doğal kaynakların daha ileri düzeyde değerlendirilmesine ve işlenmiş halde ihracına özen gösterilecek,
- Ulusal savunmanın araç gereç ihtiyacının, giderek daha yüksek oranlarda ulusal sanayinin olanakları ile karşılanması hedef alınacak,
- Sanayide enerji verimliliğinin artırılması desteklenecek, sanayinin enerji girdi maliyetlerinin AB ülkeleri düzeyine indirilmesi amaçlanacak,
- Akreditasyon, standardizasyon, uygunluk değerlendirme ve belgelendirme faaliyetleri desteklenecek,
- Fikri mülkiyet sisteminin etkinliğini sağlamak üzere kurumsal kapasite güçlendirilecek, toplum düzeyinde yaygın ve yerleşik fikri haklar kültürü oluşturulacaktır
KAMUDA VE ÖZEL SEKTÖR SANAYİ KURUMLARI ARASINDA EŞGÜDÜM ETKİNLEŞTİRİLECEK: Sanayi stratejisi kapsamındaki tüm ulusal kurumlarda, politika alanları ve paydaşlar arasında koordinasyonun arttırılması ve politika uygulama kapasitenin geliştirilmesi hedef alınacaktır.
Sanayi hakkındaki verilerin bütünsel, sistematik ve birbiriyle uyumlu bir biçimde toplanmasını, güncellenmesini ve sunulmasını amaçlayan yeni bir sanayi bilgi sistemi kurulacaktır.
YENİ BİR “ULUSAL SANAYİCİ KUŞAĞI”NIN YARATILMASI AMAÇLANACAK: Sanayileşme bilincinin bu ileri vizyon ve stratejilerini, değişimin dinamiklerini içselleştirecek, dış dünyadaki gelişmelere açık, ulusal ve sosyal duyarlılıkları yüksek yeni bir “ulusal sanayici kuşağı”nın yaratılması stratejik bir hedef olarak belirlenecektir.
CHP’nin öngördüğü bu sanayileşme politikası, ne ekonomide diğer kesimlerin dışlanmasına, ne de ekolojik dengenin sağlanmasına ve doğa ile çevrenin korunmasına engel oluşturmayacaktır.
CHP, bu anlayışla oluşturacağı “bilim, teknoloji ve sanayileşme” stratejisini açıklık ve kararlılık içinde uygulamaya koyacaktır.
Bu strateji ile tüm dinamikler ve gelişmeler gereğince değerlendirilecek, doğrudan yabancı sermaye bu amaca yönlendirilecek, ulusal kaynak ve birikimlerin, sanayileşme sürecimize azami düzeyde katkıda bulunmaları sağlanacaktır.
Sayfayı Paylaşın
