10.01.2017
630
Yazı Boyutu: A- A+
10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

Ocak ayı gerçeklerin peşinde koşan onurlu gazeteciler için ağır kayıplarla dolu kara ve kederli bir ay. Metin Göktepe, Uğur Mumcu, Hrant Dink ve Muammer Aksoy gerçekleri yazdıkları, halkı aydınlattıkları için karanlık güçler tarafından siyasi cinayetlerle öldürülmüş gazetecilerimiz. Tamamı faili meçhul bırakılmış, adalete kavuşmamış bu siyasi cinayetler onlar bu ülkenin acılarına duyarsız kalmadıkları, kendilerini de kurban alan karanlık güçlerle savaştıkları için öldürüldüler.

Bugün Dünya Çalışan Gazeteciler günü. Gönül isterdi ki bu günü basının özgür olduğu koşullarda, gazetecilerin haber takip edebildiği, halkı bilgilendirebildiği bir Türkiye’de karşılayalım. Oysa biz sadece 146 tutuklu gazeteciyle dünya 1.si olma utancıyla değil Metin Göktepe cinayetinin takipçisi, toplumu nice gerçekle buluşturan Ahmet Şık’a gözaltında 3 gün su verilmediği gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Ülkemiz, gazetecilerin adliye binalarına haber yapmaya değil, ifade vermeye gittiği, “Gazetecilik Suç Değildir” demenin de suç sayıldığı günleri yaşıyor. Şimdilik özgür olan gazetecilerin çalışmaması için her şeyi yapan iktidarın basın özgürlüğünden anladığı, AKP’nin sınırsızca tüm medya organları tarafından övülmesi, desteklenmesi; AKP’ye muhalefet olan tüm kesimlerin ise itibarsızlaştırılması, hedef gösterilmesidir. Bugün bu anlayışla adeta çalışan gazeteci kalmasın diye basın özgürlüğü ve gazetecilik onurunun hedef alındığı ülkemiz, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 151. sırada özgür olmayan ülke seviyesinde.

Haber alma özgürlüğünün ağır ihlaline en çarpıcı örnek her gün bir patlamaya uyandığımız ülkemizde katliamlara, cinayetlere, canlı bombalara, patlamalara ilişkin haber ve yayın yasağı getirilmesidir. Ülkenin en önemli gündemi olan rejim değişikliğine yol açacak Anayasa görüşmelerine yayın yasağı getirilerek TBMM TV’nin genel kurul görüşmelerini yayınlaması iktidar tarafından engellenerek, gerçekler ve gündem halktan gizlenmektedir.

Demokrasinin içselleştirilmesi, korunması ve kalıcı olması için özgür, tarafsız, ilkeli ve ahlak kurallarına bağlı bir medyanın önemi büyüktür.

Tarafsız ve özgürce haber yaptığı için İktidar baskısı ile işsiz bırakılan, baskı gören, tutuklanan, hapsedilen tüm basın emekçilerimizin yanındayız.

Özgür bir Türkiye umuduyla başta tutuklu gazetecilerimiz olmak üzere tüm basın emekçilerimizin, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü”nü kutlarım.”