CHP GENEL BAŞKANI KEMAL KILIÇDAROĞLU, TELE 1’DE “18 DAKİKA-ÖZEL” PROGRAMINA KATILDI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Muharrem İnce'nin kabinesini oluşturması tamamen kendi takdirinde olacaktır. Biz 'şunu al ya da alma' diye özel bir telkinde bulunmayacağız." dedi.



TELE 1 canlı yayınında “18 Dakika- Özel” programında Merdan Yanardağ ve Emre Kongar’ın sorularını yanıtlayan Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin ilk olarak OHAL'i kaldıracağını söylediğini hatırlatarak, "Sayın Cumhurbaşkanı adayı dünyaya, 'Ben Türkiye'nin demokratik yaşama geçmesi açısından ilk adımı attım ve OHAL'i kaldırdım' diyor. Bu bizim demokrasi anlayışımızın dünyaya duyurulması açısından çok önemli bir kavram." diye konuştu.
Merkez Bankasının bağımsızlığına saygılı olduklarını ve bunun dünya ekonomi çevrelerine güven vereceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

DEMOKRATİK VE ÖZGÜRLÜKÇÜ BİR ANAYASA
"Muharrem Bey demokrasiyi, insan haklarını, kadın erkek eşitliğini savunun birisi, Ortadoğu'ya da barış getirmek ve dış politikanın barış eksenli yürümesini istiyor. AB sürecinde fasıl açılmasını beklemeden biz AB'den önce gerekli fasılları açabiliriz. Darbe hukukunun önümüze koyduğu seçim sisteminin de değişmesi lazım, lider sultasının da kalkması lazım. Böylece milletvekili parlamentoda daha özgür olur. Demokratik parlamenter sistem derken parlamentonun üzerindeki tüm vesayeti kaldırmak istiyoruz. CHP'nin seçim bildirgesi ile Muharrem İnce'nin açıkladığı manifesto arasında bir uyum var. Demokratik parlamenter sisteme geçiş ve yeni bir anayasa hazırlamak kolay bir süreç değil, ilk kez Türkiye vesayet altında olmadan kendi anayasasını hazırlayacak. Demokratik ve özgürlükçü bir anayasa olacak."
CHP lideri Kılıçdaroğlu, hukuk sisteminin darbe vesayetinden arındırılması gerektiğini ve bunun zaman alacağını dile getirerek, "Bu konuda çok da aceleye gerek yok, topluma 'Bu ülkede demokrasiyi güçlendireceğim, medya özgürlüğünü sağlayacağım, yargı bir siyasi parti için Twitt atmayacak' diye mesaj vereceksiniz." dedi.

DEVLETTEKİ LİYAKAT SİSTEMİ ÇÖKTÜ
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Devlet kavramı ile hükümet kavramı aslında tamamen farklıdır. Hükümet olanlar bir süre sonra 'ben devletim, ben yargıyım, ben savcıyım, ben muhtarım' dedi ve devletteki liyakat sistemini çökertti. Yani devletteki liyakat sistemi çöktü. Bunu tamir etmek kolay değil ama hala devlette liyakat esasıyla çalışan birikimli deneyimle bürokrat var. Bunların sesi çıkmıyor ama biz biliyoruz. Yarın dönem değiştiğinde liyakate dayalı bir modeli hayata geçirmek zorundayız. Kişilerin, inancı ya da siyasi görüşüne göre değil de o işi yapıp yapamayacağına bakarsak, devleti yönetmek daha kolay olur. Muharrem İnce'nin kabinesini oluşturması tamamen kendi takdirinde olacaktır. Biz 'şunu al ya da alma' diye özel bir telkinde bulunmayacağız. Muharrem Bey büyük bir ihtimalle şunu yapacaktır; siyasi parti liderlerini ziyaret edecektir veya davet edecektir cumhurbaşkanlığına ve her birimizin tek tek görüşlerini alacaktır. Tek adam yönetiminin olmadığını, tam tersine demokratik parlamenter sisteme geçiş için bunun bir süreç olduğunu ve bu süreç içinde Muharrem Bey'in elinin rahat bırakılması gerektiğini ve o süreci sağlıklı gerçekleştirmesi için ona belli imkanların verilmesi gerektiğini biliyorum."
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kandil operasyonuna ilişkin görüşünün sorulması üzerine, 16 yıldır terörle mücadele edildiği halde bitirilmediğini ifade ederek, "Uçakları yeni göndermiyorlar ki ama bu sefer 'seçim sırasında acaba Kandil operasyonu yapıp bu operasyonun söylemini oya nasıl dönüştürebiliriz?' amacıyla yapılmış." diye konuştu.

DOĞU ANADOLU'YA 135 FABRİKA KURACAĞIZ
Terörü bitirmek için izlenecek yol ve yöntemin tutarlı olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, birçok faktörün bir arada değerlendirerek mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Dış politikanın milli olması gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti hükümetlerinin dış politikalarının "maceracı, çatışmacı ve mezhepçi bir endeksle yürümesi nedeniyle milli olmaktan çıktığını" savundu.
Doğu Anadolu'nun kalkınması için özel bir proje hazırladıklarını belirten Kılıçdaroğlu, bölgeye 135 fabrika kuracaklarını söyledi.
Kemal Kılıçdaroğlu, beyin göçünü tersine çevirmek istediklerini anlatarak, "Gençler özellikle kendi geleceklerini dışarıda arıyorlar. Tam tersi bir politikayla dünyanın saygın bilim insanlarını Türkiye'ye davet etmek, onlara iyi imkanlar sağlamak, onların üniversitelerde veya teknokentlerde hizmet yapmalarını sağlamak için önemli projelerimiz var." dedi.

YA DİKTADAN YA DEMOKRASİDEN YANA OY KULLANACAĞIZ
CHP'lilerin HDP'ye oy vereceği iddialarına ilişkin görüşü sorulan Kılıçdaroğlu, kamuoyuna yansıyan bütün anketlere göre HDP'nin baraj sorunu olmadığını belirterek, "CHP'den bir oy kaybı olursa artık oylardan AKP yararlanmış olur, büyük kentlerde daha fazla milletvekili çıkarırlar." ifadesini kullandı.
Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:
"24 Haziran'da herkes sandığa gitmeli. Özellikle mütedeyyin kardeşlerime de seslenmek istiyorum, harama, kul hakkını yiyene ortak olmayın. Her kuruşun hesabını veren siyasi iktidar kimse, kim bunun sözünü verirse onlara oy verin. Demokrasi herkes için geçerlidir. Biz düşüncelerimizi özgürce ifade etmek istiyoruz. Bir bildiriye imza attılar diye bir akademisyeni hangi ölçüler içinde, hangi vicdanla kapının önüne koyuyorsan. Gerçekten insanın içi acıyor. Şu an 20 Temmuz darbesinin sonucunu yaşıyoruz. 20 Temmuz'da OHAL ilan edildi ve bir darbe oldu. Bu darbeyi yapanların apoletleri yok, sivil insanlar bunlar. Parlamentodaki güçlerine dayanarak darbeyi yaptılar. Bütün yargı tamamen devre dışı. Anayasa Mahkemesi tesadüfen bazı kararlar veriyor, Anayasa Mahkemesinin kararları dinlenmiyor, hangi hukuktan hangi adaletten söz ediyoruz biz? Bu seçim, klasik bir seçim değil. Bu seçimde önümüzde iki tercih var ya diktadan ya demokrasiden yana oy kullanacağız."