CHP Genel Merkez

Adres : Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA
Telefon : (+90) 312 207 40 00
Faks : (+90) 312 207 40 39
Web : http://www.chp.org.tr
EPosta : chp@chp.org.tr

Çanakkale Milletvekili Sarıbaş’dan 24 Temmuz ‘Bağımsızlık Bayram’ı olsun teklifi

Çanakkale Milletvekili Ali Sarıbaş, Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı 24 Temmuz gününün ‘Bağımsızlık Bayramı’ olarak kutlanmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

Teklifin gerekçesinde, tek yürek, tek yumruk olan halkın, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde topraklarını işgal edenlere karşı ulusal kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi vererek 24 Temmuz 1922′de Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanması için emperyalist güçlerin masa başına oturmasını sağladığı belirtildi.

O güne kadar TBMM’yi muhatap dahi kabul etmeyen işgalci güçlerin, 24 Temmuz’daki anlaşma ile Meclis’i resmen tanıdığı ifade edilen gerekçede, ‘Arkasında tüm mazlum ülkelerin uyanış ve kalkışı adına örnek aldığı, ulusal kurtuluş ve bağımsızlık mücadelesi gibi bir destan yatan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bugünlere gelmesinde çok önemli kilometre taşlarından biri olan Lozan Barış Antlaşması’nın önemini inkar edemeyiz. Bu nedenlerle bugünün Bağımsızlık Bayramı olarak kabul edilerek kutlanması gerekmektedir’ denildi.

 

Ankara Milletvekili Gök, Başbakan Erdoğan’a polislerin ekonomik durumlarını sordu.

Ankara Milletvekili Levent Gök Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yanıtlanması için TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.

Ankara Milletvekili Gök, önergesinde şu ifadelere yer verdi:

“Bir ilimizde yüzlerce polisin maaşının hacizli olduğu, yüzlercesinin ekonomik sorunlarla baş edemediği için boşanmış olduğunu tespit eden il emniyet müdürünün polislere ve eşlerine ev ekonomisi dersi verdirmek için proje geliştirdiği basında yer almıştır.

“Yorgun ve motivasyonu kalmamış polis vatandaşa hizmet edemez” saptamasının projede önemli etken olduğu anlaşılmaktadır.

Sadece polisler açısından değil, başta öğretmenler olmak üzere devlet memurlarının çok önemli bir bölümü ağır ekonomik yük altında motivasyonlarını koruyamamaktadırlar.

İşçiler, çiftçiler, emekliler açısından da durum vahimdir.

Ev Ekonomisi dersinin yararlı sonuçlar vermesini beklemek başvurulacak tek yol olamaz. Ders alanların, sonuç olarak “ayağını yorganına göre uzat”’ öğüdüyle karşılaşacakları kaçınılmazdır.

Sorun da tam olarak buradadır. İşsizliğin yoğun, gelir dağılımının her anlamda adaletsiz olduğu ve her anlamda güvencesiz bir toplumsal yapıda huzurun sağlanması mümkün değildir.

Bu bağlamda;

Ailenin bütününü ve aile bireylerini tüm ekonomik ve sosyal gereksinimleriyle dikkate alan, yoksulluğu ortadan kaldırıcı bir gelir düzeyine kavuşturmak için bugüne kadar izlediğiniz sosyal ve ekonomik programlar dışında bir program geliştirmeyi düşünüyor musunuz?”

 

İzmir Milletvekili Yüksel Başbakan Erdoğan’a “Kütahya Belediyesi’ne organizasyon belgesiyle işe alımları soruşturacak mısınız?” diye sordu.

İzmir Milletvekili Alaattin Yüksel Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.

Kütahya Belediyesi’nin talebi üzerine, Kütahya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nce 7 Mart 2012 tarihinde yayınlanan ve son başvuru tarihi 16 Mart 2012 olarak belirtilen ilanlar verildiğini hatırlatan Yüksel bu kapsamda belediyeye 10 personel alınacağını ve bu kişilerde “İş Organizasyon Sertifikası” isteneceğine dikkat çekti. İzmir Milletvekili Yüksel, çok yaygın olmayan bu sertifikanın istenmesinin “Organizasyon” şüphesi uyandırdığını vurgulayarak, Başbakandan şu sorulara yanıt istedi:

1-İş organizasyon sertifikası şartını, Kütahya Belediyesi mi, İş Kurumu İl Müdürlüğü mü istemiştir?

2-Söz konusu ilan kapsamında kaç kişi başvurmuş ve Kütahya Belediyesi’ne kimler işe başlatılmıştır? İşe başlatılanlar, iş organizasyon sertifikasını hangi tarihte ve hangi kurumdan almıştır?

3-Kütahya Halk Eğitim Merkezi tarafından son 3 yılda iş organizasyonu alanında kaç kez kurs düzenlemiş ve bu kurslara kaç vatandaş katılmıştır? Bu kursların süresi nedir ve hangi konular işlenmektedir? Kaç kişi kursları başarıyla bitirerek iş organizasyonu sertifikası almıştır?

4-Kütahya Halk Eğitim Merkezi’nden Ocak 2012’den bu yana kaç kişi iş organizasyonu sertifikası almıştır? Bu kişilerden kaçı Kütahya Belediyesi’nde işe başlamıştır?

5- Kütahya Belediyesi’ne işe alımlarda “organizasyon” şüphesi uyandıran bu sürecin incelenmesi ya da soruşturulmasını sağlayacak mısınız?

6- “İş Organizasyon Sertifikası” kursu bu güne kadar hangi illerde ve hangi halk eğitim merkezlerinde açılmıştır? Bu güne kadar kaç kişiye sertifika verilmiştir?

 

Genel Başkan Kılıçdaroğlu idam edilişlerinin 40. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı ziyaret etti- Yazılı Basında

HÜRRİYET – Fatiha’yla andı. Siyasette kin olmaz.

MİLLİYET – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın mezarlarını ziyaret etti. Mezarlara karanfil bırakan Kılıçdaroğlu, dua edip saygı duruşunda da bulundu.

CUMHURİYET – BİRGÜN – Kılıçdaroğlu’ndan ‘üç fidan’a saygı duruşu

 

Genel Başkan Kılıçdaroğlu idam edilişlerinin 40. yılında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı ziyaret etti- Yazılı Basında

AKŞAM – CHP liderinden Denizlere 40 yıl sonra saygı duruşu.

SÖZCÜ – Bir CHP lideri ilk kez Deniz’i ziyaret etti!..

ZAMAN – Kılıçdaroglu Deniz Gezmiş’i mezarı başında andı.

VATAN – YENİÇAĞ – ORTADOĞU – POSTA – AYDINLIK – YURT- SABAH- CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını mezarlarına karanfil koyarak andı.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak Lösemi hastalarının ilaç sıkıntısını TBMM’nin gündemine getirdi ve Bakanlığı önlem almaya, sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı

-“Özellikle mağdur olan kesim çocuklarımızdır. Çocuklar bu ilacı zamanında kullanmadıkları takdirde hastalıklarının tekrar nüksetme durumu var mıdır?  Neredeyse tedavisi bitmek üzere iken, ilaç sıkıntısı yaşayan hastalar da kötü hücrelerin tekrar üreyebilme riski ne kadardır?”

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bir soru önergesi veren CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak,  konuyla ilgili sorularının Sağlık Bakanı Recep Akdağ tarafından yanıtlanmasını istedi. Toprak’ın soru önergesi şöyle ;

“Lösemi Hastaları tedavileri için gereken ilaçları bulmakta sıkıntı yaşandığı basına yansımaktadır. Bu konuda farklı tepkiler dile getirilmekte ve insanlar zor durumda kaldıklarını söylemektedirler.

Bu sebeple,

1)      Piyasada ruhsatsız olan veya uzun süredir üretilemeyen ilaçların hastaların tedavisinde kullanılmaya hazır hale gelebilmesi ve temini için bakanlık olarak izlediğiniz sistem nedir?

2)      Eczanelerde bulunamayan ilaçların karaborsaya düşmesinin ve normal fiyatının neredeyse % 200 fazla fiyatına satılmasının önüne nasıl geçilecektir? Bakanlık olarak bu konuda aldığınız önlemler nelerdir? Yeterli midir?

3)      Yaşanan bu sorunlar Bakanlığınızın yapacağı yeni ruhsatlandırma işlemlerinin uzamasından kaynaklanıyor olabilir mi? Bu tür sıkıntıların yaşanmaması ve sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması için Bakanlık olarak aldığınız acil önlem planlarınız nelerdir? Uygulamaya geçirebiliyor musunuz?

4)      Özellikle mağdur olan kesim çocuklarımızdır. Çocuklar bu ilacı zamanında kullanmadıkları takdirde hastalıklarının tekrar nüksetme durumu var mıdır?  Neredeyse tedavisi bitmek üzere iken, ilaç sıkıntısı yaşayan hastalar da kötü hücrelerin tekrar üreyebilme riski ne kadardır?

 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Gezmiş Parkı’nda, “ Demokrasi için, özgürlükler için, insan hakları için, kadın erkek eşitliği için ağır bedeller ödedi insanoğlu. Bizde ağır bedeller ödedik. O ağır bedelleri ödeyenlerden Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anıyoruz” dedi.

-“Nasıl oldu da bu güzelim ülkede bir ülkenin devlet başkanı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nı parmak işaretiyle yanına çağırır ve o da koşa koşa gider oraya? Mustafa Kemal’in bağımsız Türkiye’sinin Dışişleri Bakanı böyle olabilir mi?”

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Deniz Gezmiş Parkı’nda Ataşehir Belediye’sinin düzenlediği yaza merhaba konseriyle, Can Dündar’ın éDelikanlım” belgeselini izledi.

Büyük bir coşku ve ilşgiyle karşılanan Genel Başkan Kılıçdaroğlu idam edilişlerinin 40.yılında Deniz’leri de anarak şunları söyledi;

“Hepinize merhaba. Güzel bir gündeyiz. Bugün aynı zamanda Hıdırellez. Hıdırellez’iniz de kutlu olsun. Avcılarda bugün konuşurken Avcılar Belediye Başkanımız söyledi. Bugün Hızır ile İlyas’ın buluştuğu gün, baharın müjdecisi geldiği gün. Yüreklerimiz kıpır kıpır, içimiz kıpır kıpır, doğa kıpır kıpır, insanoğlu kıpır kıpır. Hep beraber güzel bir akşam beraberiz. İnsanlık tarihi verilen mücadelelerle doludur. Demokrasi için, özgürlükler için, insan hakları için, kadın erkek eşitliği için ağır bedeller ödedi insanoğlu. Bizde ağır bedeller ödedik. O ağır bedelleri ödeyenlerden birisini bugün burada anıyoruz. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını anıyoruz.

Bu sabah evden erken çıktım. Önce Karşıyaka’ya uğradım. Üç güzelim insanın mezarına üçer karanfil bıraktım. İlk kez oluyor bu. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak o devrimcileri selamlamak, onları anmak benim görevimdi. O görevimi yerine getirdim. Onlar bedel ödediler çocuklarımız daha güzel bir dünyada yaşasın diye. Onlar bedel ödediler bu ülkeye özgürlük gelsin diye. Onlar bedel ödediler kadın erkek eşitliği sağlansın diye. Onlar bedel ödediler ülkemiz bağımsız olsun diye. Aka üzülerek şunu da söyleyeyim. Nasıl oldu da bu güzelim ülkede bir ülkenin devlet başkanı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanını parmak işaretiyle yayına çağırır. Ve o da koşa koşa gider oraya. Hangi çağda yaşıyoruz? Mustafa Kemal’in bağımsız Türkiye’sinin Dışişleri Bakanı böyle olabilir mi?

Her zaman söylüyorum yine de söyleyeceğim. Bu ülkede yurtsever olmak zordur, devrimci olmak zordur, özgürlükçü olmak zordur, adaletten yana olmak zordur. Ama bu ulusun çocukları bütün zorlukları başaracaklardır. Bağımsız Türkiye’yi, özgür Türkiye’yi, onurlu Türkiye’yi hep beraber kuracağız. Bizim kitabımızda ödün vermek yok. Direneceğiz hayata karşı, direneceğiz zalimlere karşı. Hep mazlumun yanında yüreği insan sevgisiyle dolu olan insanlarımızın yanında olacağız. Onun için mücadele ediyoruz. O mücadelemizi sürdüreceğiz. Baskı nereden gelirse gelsin, baskıyı kim yaparsa yapsın baskının önünde boyun eğmeyecek, baskıya karşı direneceğiz.

Çünkü, bu ülkenin özgürlüğü ve bağımsızlığı için mücadele edenler bedeller ödediler. Eğer bedel ödenecekse buradan söylüyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak söylüyorum bedel ödenecekse o bedeli ödemeye de razıyız biz. Yeter ki, ülkemizde demokrasi olsun, adalet olsun. Geldiğimiz nokta iç açıcı değil. Toplum nefes alamıyor, medya nefes alamıyor, üniversiteler nefes alamıyor. Her alanda baskı var. Ama baskıya direnmek hepimizin ortak görevidir. Baskıya direnmek konusunda baskıcıları zalimlere karşı direnmek konusunda Cumhuriyet Halk Partisi olarak bize destek vermeye hazır mısınız? Hazır mısınız? Hazır mısınız? Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının ruhu hep aramızda olacak. Onlarda duymuşlardır, bir Deniz Gezmiş vardı şimdi binlerce Deniz Gezmiş olmalı. Binlercesi gezmeli. Binlercesi direnmeli. Binlercesi zalime karşı direnmeli. Onların bize bıraktıkları, çocuklarımıza bıraktıkları güzel mirası gelecek kuşaklara taşımak bizim ellerimizde, annelerin elinde. Anneler size sesleniyorum. Çocuklarınıza daha güzel bir Türkiye bırakmak istiyorsanız çocuklarınıza şunu söyleyin. Bu ülkede Deniz Gezmiş ve arkadaşları bağımsız bir Türkiye için, özgür bir Türkiye için mücadele ettiler. Sende örnek al, sende bağımsız Türkiye için mücadele et deyin. Deyin ki, yeni Deniz Gezmiş’lerin yolunu açmış olalım.

Sevgili Can Dündar burada. Hazırladığı belgesel için kendisini yürekten kutluyorum. Pek çok şeyi yeni öğreneceğiz. Belki bundan sonra öğreneceğimiz çok şeyde olabilir. Onun belgeseli gelecek kuşakların aydınlanması için çok önemli bir kilometre taşıdır. Kendisine bu belgeseli hazırladığı için yine yürekten teşekkürlerimi sunuyorum. Hepiniz sağolun, var olun diyorum. Hoşçakalın diyorum, dostça kalın diyorum. Direnmek, yaşama karşı direnmek, zalimlere karşı direnmek, zulmedene karşı direnmek bizim doğamızda olması gereken bir şeydir. İnsanoğlu zulme karşı hep direnmiştir. Sonunda yenilenler hep zalimler olmuştur. Yine onlar yenileceklerdir. Yeter ki biz bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşayalım. Bu dileklerle hepinize saygılar sunuyorum.

 

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları yazılı basında.

YURT – Kılıçdaroğlu: Kul hakkı yemeyeceğim. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Siyasette kin olmaz, sevgi olur, kardeşlik olur. Kavganın olmadığı, barışın hakim olduğu bir Türkiye’yi beraber kuracağız” dedi.

 

Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları yazılı basında.

HABERTÜRK – ‘Sütü bile dağıtamayan iktidar nasıl olur da ülkeyi yönetir’. CHP Lideri Kılıçdaroğlu okulda dağıtılan sütten içen çocukların rahatsızlanması olaylarına değinerek “Bir sütü bile dağıtamayan bir iktidar nasıl olur da ülkeyi yönetir? Bunu her vatandaşımın kendisine sorması lazım” dedi.

 

Genel Baskan Kemal Kılıçdaroğlu salon sporlarında ilk kez olimpiyatlara katılma hakkını elde eden A Milli Kadın Voleybol Takımımızı kutladı.

Kılıçdaroğlu 2012 Olimpiyatları Avrupa Kıtası Elemeleri Finalinde Polonya’yı 3-0 yenerek Londra vizesi alan A Milli Kadın Voleybol Takımımıza olimpiyatlarda da başarılar diledi.

 
© 2014 Cumhuriyet Halk Partisi - Tüm Hakları Saklıdır
Adres: Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA
7ccc54cf454b392d8e99f1a4300438a219
54