CHP Genel Merkez

Adres : Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA
Telefon : (+90) 312 207 40 00
Faks : (+90) 312 207 40 39
Web : http://www.chp.org.tr
EPosta : chp@chp.org.tr

9 Ocak 2012 Tarihli ve 28168 Sayılı Resmî Gazete Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

9 Ocak 2012 Tarihli ve 28168 Sayılı Resmî Gazete
YÖNETMELİKLER
— Belediye İtfaiye Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
YÖNETMELİK
İçişleri Bakanlığından:
BELEDİYE İTFAİYE YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK
MADDE 1 – 21/10/2006 tarihli ve 26326 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan Belediye İtfaiye Yönetmeliğinin 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“d) 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ile verilen görevleri yapmak,”

MADDE 2 – Aynı Yönetmeliğin 17 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“MADDE 17 – (1) İlk defa memuriyete atanacaklardan;
a) Atama başvuru formu,
b) Diplomanın veya mezuniyet belgesinin aslı ya da Kurumca onaylı sureti, istenir.
Atama başvuru formunda başvuru sahiplerinin T.C. Kimlik numaraları, sabıka kaydı olmadığına dair beyanları, askerlikle ilişiği olmadığına dair beyanları ve görevini devamlı olarak yapmaya engel bir sağlık durumu olmadığına dair beyanları yer alır.”

MADDE 3 – Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki Ek 1 inci madde eklenmiştir.
“Belediye itfaiye raporlarının verilmesine ilişkin uyulacak usul ve esaslar

EK MADDE 1 – (1) Belediye itfaiye teşkilatına, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporunun düzenlenmesi için başvurulması halinde belediye itfaiye teşkilatının ilgili görevlisi başvuruya konu işyerini yerinde inceler ve raporunu, yaptığı tespitleri esas alarak hazırlar. İtfaiye raporu verilmesi işlemleri sırasında başvuru sahiplerinden yangın söndürme cihazı belgesi (fatura veya dolum fişi fotokopisi), işyerinden yangın tedbirlerini aldığına dair taahhütname veya diğer bir belge istenmez.

(2) İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre itfaiye raporu gerektirmeyen işyeri kapsamında yer alan işyerleri için belediye itfaiye teşkilatınca itfaiye raporu düzenlenmez. İtfaiye raporu gerektirmeyen işyerleri için itfaiye raporu alınmak üzere başvurulması halinde başvuru sahibine itfaiye raporu düzenlenmeyeceği hususu yazılı olarak bildirilir.

(3) Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporunun düzenlenmesi için yapılan işlemler sırasında itfaiye raporuna konu binaya ait yapı ruhsatı belgesine gerek duyulması halinde yapı ruhsatına ilişkin bilgiler Kimlik Paylaşım Sistemi üzerinden alınır. İtfaiye raporunun düzenlenmesine ilişkin işlemler sırasında başvuru sahiplerinden ayrıca yapı ruhsatı belgesinin sureti istenmez.

(4) İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik ile Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereği yangına karşı gerekli önlemlerin alındığını gösteren itfaiye raporlarına ilişkin bilgiler elektronik ortamda kayıt altında tutulur ve itfaiye raporunun düzenlendiği gün itfaiye raporuna ilişkin kayıtlar yetkili idareyle elektronik ortamda paylaşılır.

MADDE 4 – Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 – Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür.

Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
21/10/2006 26326
Yönetmelikte Değişiklik Yapan Yönetmeliğin Yayımlandığı Resmî Gazete’nin
Tarihi Sayısı
11/4/2007 26490

21 Ekim 2006 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 26326
YÖNETMELİK
İçişleri Bakanlığından:
BELEDİYE İTFAİYE YÖNETMELİĞİ
Görevleri
MADDE 6 – (1) İtfaiye teşkilatının görevleri şunlardır:
d) 12/6/2002 tarihli ve 2002/4390 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ile verilen görevleri yapmak,

Atama sırasında istenecek belgeler
MADDE 17 – (1) İlk defa itfaiye erliği kadrolarına atanacaklardan;
a) Nüfus cüzdanı örneği,
b) Öğrenim durumunu gösterir belge,
c) Adli sicil belgesi,
ç) Erkekler için askerlik durum belgesi,
d) Tam teşekküllü hastanelerden alınacak sağlık kurulu raporu,
istenir.

 

7 Ocak 2012 Tarihli ve 28166 Sayılı Resmî Gazete Özelleştirme Yüksek Kurulunun 4/1/2012 Tarihli ve 2012/01 Sayılı Kararı

7 Ocak 2012 Tarihli ve 28166 Sayılı Resmî Gazete
TEBLİĞ
— Özelleştirme Yüksek Kurulunun 4/1/2012 Tarihli ve 2012/01 Sayılı Kararı
7 Ocak 2012 CUMARTESİ
Resmî Gazete
Sayı : 28166
Özelleştirme İdaresi Başkanlığından:
ÖZELLEŞTİRME YÜKSEK KURULU KARARI
Tarih: 4/1/2012
Karar No: 2012/01
Konu: İmar Planı.
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca;
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın 19/12/2011 tarih ve 7297 sayılı yazısına istinaden;
1 – Kurulumuzun 30/12/2004 tarih ve 2004/128 sayılı Kararı ile özelleştirme programına alınan İzmir Limanı alanının “yolcu limanı” ve “yük limanı” olarak faaliyet gösterecek şekilde yeniden yapılandırılmasına ilişkin Kurulumuzun 25/10/2010 tarih ve 2010/89 sayılı Kararına istinaden Kruvaziyer Liman Alanına yönelik “Kruvaziyer Liman Alanı” (E:1,35; hmax:30,50), “Liman Hizmet Alanı” (E:2,50; hmax: 30.50 m.), “Resmi Kurum Alanı” (Emsal:2,20; hmax:30.50 m), “Otopark Alanı”, “Yol”, “Park Alanı” kararları getirilmesine ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan 5 (beş) paftadan oluşan 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği, 3 (üç) paftadan oluşan 1/5.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve 1(bir) paftadan oluşan 1/25.000 ölçekli nazım plan değişikliğinin onaylanmasına,
2 – Onaylanan imar planlarının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip, bilgi ve gereği için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Konak Belediye Başkanlığı’na gönderilmesine,
karar verilmiştir.

 

7 Ocak 2012 Tarihli ve 28166 Sayılı Resmî Gazete

7 Ocak 2012 Tarihli ve 28166 Sayılı Resmî Gazete
MEVZUAT
YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ
BAKANLAR KURULU KARARI
2012/2641 İstanbul İli, Ümraniye İlçesinde Bulunan Bazı Alanlarda Yürütülecek İyileştirme, Yenileme ve Dönüşüm Uygulamaları Kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının Yetkilendirilmesine İlişkin Karar ;

BAKANLAR KURULU KARARI
Karar Sayısı: 2012/2641
İstanbul İli, Ümraniye İlçesinde bulunan bazı alanlarda yürütülecek iyileştirme, yenileme ve dönüşüm uygulamaları kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Maliye Bakanlığının yetkilendirilmesine ilişkin ekli Kararın yürürlüğe konulması; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 27/12/2011 tarihli ve 106986 sayılı yazısı üzerine, 29/6/2011 tarihli ve 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi ile 13/12/1983 tarihli ve 178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 2/1/2012 tarihinde kararlaştırılmıştır.
Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
B. ARINÇ A. BABACAN B. ATALAY B. BOZDAĞ
Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı Başbakan Yardımcısı
S. ERGİN F. ŞAHİN E. BAĞIŞ N. ERGÜN
Adalet Bakanı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Avrupa Birliği Bakanı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
F. ÇELİK E. BAYRAKTAR A. DAVUTOĞLU M. Z. ÇAĞLAYAN
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Çevre ve Şehircilik Bakanı Dışişleri Bakanı Ekonomi Bakanı
T. YILDIZ S. KILIÇ M. M. EKER H. YAZICI
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Gençlik ve Spor Bakanı Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Gümrük ve Ticaret Bakanı
İ. N. ŞAHİN C. YILMAZ E. GÜNAY M. ŞİMŞEK
İçişleri Bakanı Kalkınma Bakanı Kültür ve Turizm Bakanı Maliye Bakanı
Ö. DİNÇER İ. YILMAZ V. EROĞLU
Milli Eğitim Bakanı Milli Savunma Bakanı Orman ve Su İşleri Bakanı
R. AKDAĞ B. YILDIRIM
Sağlık Bakanı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı
Kararın ekleri ;

 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Yeşilçam’ın, perde ve ekranların efsanevi sanatçısı Kadir İnanır’ı telefonla aradı, geçmiş olsun dileklerini iletti

Kılıçdaroğlu Kadir İnanır’a, “Selvi Boylum Al Yazmalım, Dila Hanım, Bodrum Hâkimi, Katırcılar, Tatar Ramazan, Karılar Koğuşu gibi klasiklerle  özdeşleşen Kadir İnanır’ı hem perdede, hem ekranda görmek, izlemek  hakkımız. Biran önce sağlığınıza kavuşarak hepimizi sevindireceksiniz. Buna inanıyorum ” dedi. Kadir İnanır’da Kılıçdaroğlu’na “Aramanız beni mutlu etti, moral verdi” diyerek teşekkür etti.

 

Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak töre cinayetlerini TBMM’nin gündemine taşıdı.

“Töre cinayetleri ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Türkiye insanının utanç kaynağıdır” diyen Toprak’ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu  soru önergesi şöyle ;

“Türkiye de kadınlar örf ve adetlere ters bir durumda cezalandırılmaları gereken varlıklar olarak görülüyor. Maalesef bu kavram da ülkemizde sadece doğu ve Güneydoğu’ya ait bir tespit değildir. Kadın namus tabusu altında babaları, kardeşleri, amcası, dayısı tarafından öldürülüyor adına da TÖRE CİNAYETİ deniyor. Töre cinayetleri ülkemizin kanayan bir yarasıdır. Türkiye insanının utanç kaynağıdır.

Yaşadığımız şu günlerde 21.yy Türkiye’sinde hukuk devleti, hukuk kurumları göz ardı ediliyor. Ve namus ancak namusu ayaklar altına alan kişilerin yok edilmesi ile temizlenecek bir olgu haline geliyor.

Bu sebeple,

1)      Töre veya namus cinayetlerinin önüne geçilmesi için var olan yapının değişmesi konusunda ki girişimleriniz nedir?

2)      Medya ve din kurumlarının sadece sorunları dile getirmeleri değil de, sorunların çözümü konusundaki etkilerinin artırılması yönünde çalışmalarınız var mıdır?

3)      TÖRE CİNAYETLERİ nin azalması veya engellenmesin de namus, iffet, ahlak kültürüyle yetişen kadının rolü nedir?

4)      Alınan önlemlere ve cezaların artırılmasına rağmen Töre cinayetlerin artarak devam etmesinin sebebi nedir?

5)      Töre ve namus cinayetleriyle mücadelede kadın sığınma evlerinin hem sayı hem de nitelik açısından geliştirilmesini düşünüyor musunuz?

 

Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu “Ailenin Korunmasına Dair Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” verdi.

Tanrıkulu’nun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu teklif ve gerekçesi şöyle;

GENEL GEREKÇE

14/01/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesinden bu yana gerçekleştirilen uygulamalar ışığında bir kısım konularda yetersiz olduğu değerlendirilmiş ve anılan kanunun yetersiz kalan bölümlerinin özellikle yargı kararlarıyla ihtiyaca cevap verir hale getirildiği gözlemlenmiştir. Ne var ki, yargı kararlarıyla uygulaması genişletilen ilgili kanunun uygulanmasında birliğin sağlanması ve koruma alanının genişletilmesi amacıyla işbu kanun teklifi hazırlanmıştır.

Bilindiği gibi taraf olunun uluslararası sözleşmeler ve yerel mevzuatımızda “kadına yönelik şiddetin engellenmesi” üstün tutulması gereken menfaat olarak yer almaktadır. Hal böyleyken bu konudaki güncel sorunların aşılması ve hukuk uygulamasında birliğin sağlanması için aşağıda belirtilen değişikliklerin yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

MADDE GEREKÇELERİ

MADDE 1- 14/01/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunması Hakkında Kanun maddeleri incelendiğinde, şiddet gören kadının korunması için ülkemiz gerçeklerine pek de uygun düşmeyen şekilde ayrı yaşalar dahi “resmi nikah” şartı getirilmekte ve çoğunlukla nikahsız yaşamayı tercih eden veya buna zorlanan kadınlara karşı şiddetin korunmayacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Her ne kadar, yargı kararlarıyla anılan husus düzeltilmeye çalışılmakta ise de bu konunun tüm ülkede uygulanacak yeknesak bir kural haline getirilmesi ihtiyacı aşikardır. Amaç kadını aile içi şiddetten korumak ise, medeni durumlarına bakılmaksızın bütün kadınları şiddetten koruyacak önlemlerin alınması gerekmekte veya nikahsız birlikteliği de “aile birliği” olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Bu nedenledir ki, nikahsız bir birliktelik olsa dahi fiili veya ekonomik şiddete uğrayan bireyin ve çocukların korunması; bu amaçla koruma uygulanacak bireylerin ve koruma kapsamının nafaka yükümlülükleri de dahil olmak üzere genişletilmesi gerekmektedir.

MADDE 2- Genel gerekçede açıklandığı üzere korunması gereken ve üstün tutulan menfaat doğrultusunda şiddet gören kadının korunması için “özel yetkili” veya “uzman” Cumhuriyet Savcıları, adli personel ve birim oluşturulmasının uygulamanın etkinliğini artırmakta önemli bir rol oynayacağı düşünülmektedir.

MADDE 3- Bu ek madde ile şiddete karşı korunma ihtiyacı olan veya bu nedenle suça sürüklenen kadınlar hakkında hukuki işlem yapıldığında ilgili Baro, ilgili Bakanlık ve ilgili Sivil Toplum Kuruluşları’na yapılacak bildirimle kadının korunması için uzman kişilerce etkin ve süratli bir çalışma yapılması sağlanacaktır.

AİLENİN KORUNMASINA DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ

MADDE 1- 14/1/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun 1 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 1- Türk Medenî Kanununda öngörülen tedbirlerden ayrı olarak, eşlerden birinin veya çocukların veya aynı çatı altında yaşayan diğer aile bireylerinden birinin veya mahkemece ayrılık kararı verilen veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı olan veya evli olmalarına rağmen fiilen ayrı yaşayan aile bireylerinden birinin veya nikahsız yaşayan bireylerden birinin birliktelik içinde şiddete maruz kaldığını kendilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının bildirmesi üzerine Aile Mahkemesi Hâkimi meselenin mahiyetini göz önünde bulundurarak re’sen aşağıda sayılan tedbirlerden bir ya da birkaçına birlikte veya uygun göreceği benzeri başka tedbirlere de hükmedebilir:

Kusurlu eşin, diğer aile bireyinin veya nikahsız birliktelikteki diğer bireyin;

a) Birliktelik içindeki bireylere karşı şiddete veya korkuya yönelik söz ve davranışlarda bulunmaması,

b) Müşterek evden uzaklaştırılarak bu evin diğer aile veya birliktelik içindeki bireylere tahsisi ile bu bireylerin birlikte ya da ayrı oturmakta olduğu eve veya işyerlerine yaklaşmaması,

c) Aile bireylerinin veya birliktelik içindeki bireylerin eşyalarına zarar vermemesi,

ç) Aile bireylerini veya birliktelik içindeki bireyleri iletişim araçları ile rahatsız etmemesi,

d) Varsa silah veya benzeri araçlarını genel kolluk kuvvetlerine teslim etmesi,

e) Alkollü veya uyuşturucu herhangi bir madde kullanılmış olarak şiddet mağdurunun yaşamakta olduğu konuta veya işyerine gelmemesi veya bu yerlerde bu maddeleri kullanmaması,

f) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması.

Yukarıdaki hükümlerin uygulanması amacıyla öngörülen süre altı ayı geçemez ve kararda hükmolunan tedbirlere aykırı davranılması halinde tutuklanacağı ve hakkında hapis cezasına hükmedileceği hususu şiddet uygulayan eş, birliktelik içindeki diğer birey veya diğer aile bireyine ihtar olunur.

Eğer şiddeti uygulayan eş, birliktelik içindeki diğer birey veya diğer aile bireyi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise hâkim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak daha önce Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.

Bu Kanun kapsamındaki başvurular ve verilen kararın infazı için yapılan icraî işlemler harca tâbi değildir.”

MADDE 2- Ailenin Korunmasına Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 1- Cumhuriyet Başsavcılıklarında bir “kadın bürosu” kurulur. Cumhuriyet Başsavcısınca atanacakları bölgeye veya bir alt bölgeye hak kazanmış, adlî yargıda görevli, tercihen kadına karşı şiddetle ilgili alanda uzmanlaşmış, sosyal psikoloji ve sosyal hizmet alanlarında eğitim almış olan Cumhuriyet savcıları bu büroda görevlendirilir.”

MADDE 3- Ailenin Korunmasına Dair Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

“EK MADDE 2- Kadına karşı şiddetle ilgili kolluk görevi, öncelikle kolluğun kadın birimleri tarafından yerine getirilir.

Kolluğun kadın birimi, şiddete karşı korunma ihtiyacı olan veya bu nedenle suça sürüklenen kadınlar hakkında işleme başlanıldığında durumu, ilgili Baroya, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na ve bu alanda faaliyet gösteren kadın örgütlerine veya sivil toplum kuruluşuna bildirir.

Kolluğun kadın birimlerindeki personeline, yılda iki defa kadına karşı şiddetle mücadele konularında eğitim verilir.

Kadının korunma ihtiyacı içinde bulunduğunun bildirimi hâlinde kolluğun çocuk birimi, durumun gerektirdiği önlemleri almak suretiyle kadının güvenliğini sağlar.”

MADDE 4 – Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 5 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Standard & Poor’s ‘un “19 Yükselen Avrupa Ekonomisi içinde en kırılgan ülke Türkiye” tespitine dikkat çekerek, “ Sıcak paranın risk iştahına emanet edilen politikaların sonu yok” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak

Faik Öztrak yaptığı yazılı açıklamada kredi derecelendirme kuruluşu ve Ocak ayı dış ticaret verilerini birlikte değerlendirerek şunları söyledi;

“Ocak ayı dış ticaret verileri dış açıkların umulan hızda daralmadığını gösteriyor. Ocak’ta 12 aylık dış ticaret açığı, bir önceki aya göre, yalnızca 400 milyon dolar gerileyerek 105,5 milyar dolar oldu. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ihracat ise üç ay aranın ardından ilk kez gerilerken, ithalat yeniden artmaya başladı. Bu gelişmelere bir de jeostratejik kaygılarla artan petrol fiyatları eklendiğinde, dış açık ve bunun finansmanı sorununun ilerleyen günlerde de önemini koruyacağı anlaşılıyor.

Gelişmiş ülke Merkez Bankalarının piyasalara verdiği bol ve ucuz likiditenin küresel risk iştahını artıracağını ve tüm kusurlarımızı örteceğini düşünen Hükümet ise, ufukta yeniden beliren kara bulutları görmezden gelmekte, dış açık ve bunun finansmanı meselesini unutarak ekonomideki gelişmeleri sıcak paranın risk iştahına emanet etmektedir.

Oysa dışarıda işler tam olarak düzelmiş değil. Ucuz likidite hem Dünya da, hem de Türkiye’de mevcut kırılganlıkların üzerine şimdilik bir şal örtse de, kırılganlıklar o şalın altında yerli yerinde duruyor. Nitekim kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P) bu şalı aralayarak unutulan kırılganlıkları yeniden hatırlattı.

S&P’nin 19 yükselen Avrupa ekonomisi için yaptığı kırılganlık endeksinde dışarıda işlerin yeniden bozulması durumunda ilk tepe taklak olacak ekonominin Türkiye olduğu ortaya çıktı. S&P, dış finansman sıkıntısı ve para girişinin durması durumunda en kırılgan ekonominin Türkiye olduğunu belirtti.

Türkiye, sadece Avrupa’dan gelebilecek şoklara karşı değil, sınırımızın hemen yanı başında beliren jeostratijik risklere karşı da büyük ölçüde korunaksız haldedir. Türkiye’nin ekonomide sert bir çakılma yaşamaması için mutlak surette dış kaynak girişine ihtiyacı vardır. Bu, ülkemizde yalnızca ekonomi politikalarında esnekliği ortadan kaldırmamakta aynı zamanda dış politikamızda ve dış güvenliğimizde de esnekliği yok etmektedir.

Hükümetin ekonomiyi getirdiği bu çıkmazda şimdi sorulması gereken soru şudur.  Olası bir şokta Türkiye ekonomisinin sıcak para bağımlılığının bedeli sadece dışarıya ödenecek faizlerin artması mıdır, yoksa Türkiye’nin komşuluk hukukunu yok sayarak başka ülkelerin taşeronluğuna soyunup dış güvenliğimizi riske etmesi midir?”

 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’daki bombalı saldırıyı nefretle kınadı ve yaralılara acil şifalar diledi.

Güvenlik güçlerimize geçmiş olsun dileklerini ileten Genel Başkan Kılıçdaroğlu terörün bir insanlık suçu olduğunu belirtti.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul Sütlüce’deki bombalı saldırıyı nefretle kınadı ve yaralılara acil şifalar diledi.

Yazılı bir açıklama yapan  Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu güvenlik güçlerimize geçmiş olsun dileklerini ileterek şunları söyledi;

“İstanbul Sütlüce’de güvenlik güçlerimize ve sivil halka yönelik bombalı saldırıyı nefretle kınıyorum. Her terörist saldırı gibi,  bir polis aracımızın geçişi sırasında uzaktan kumandayla bomba patlatılması da terörist bir saldırıdır ve insanlık suçudur.

Başta yaralılarımızın aileleri ve yakınları olmak üzere  güvenlik güçlerimize geçmiş olsun diyor, uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu yaralanan polis memurlarımızla  sivil  vatandaşımıza da acil şifalar diliyorum”

 

CHP Sözcüsü Birgül Ayman Güler MYK toplantısında Fransız Anayasa Mahkemesi kararının, 4+4+4 girişiminin, örgütsel çalışmaların iç ve dış gelişmelerin değerlendirildiğini ve kadın kurultayı’nın toplanmasına karar verildiğini açıkladı.

“Anneleri bir kez daha çocuklarına, çocuklarının geleceğine sahip çıkmaya çağırıyorıuz” diyen CHP Sözcüsü Prof. Dr.  Güler yazılı bir açıklama yaparak şunları söyledi.

“CHP MYK bugün Genel Başkanımızın sunuşuylaçalışmalarına başladı. 26-27 Şubat günleri yapılan Tüzük değişikliği kurultaylarının genel değerlendirmesi ile devam etti, her zaman olduğu gibi siyasi gelişmeler ve örgütsel işler değerlendirildi.

Partimiz kongreler süreci içindedir. Bu aşamada, İlçe kongrelerimizin, sandık çevresinde her zamankinden daha yüksek bir istek ve açıklıkla gerçekleşmesi için yapılacak çalışmalar görüşüldü.

Ayrıca, MYK, 1-30 Haziran 2012 günleri arasında XI. Kadın Kurultayı için ilçe ve il kongrelerinin başlatılarak  tamamlanmasını kararlaştırdı.  Kurultay tarihi bu çalışmalar tamamlanırken açıklanacak ve  CHP Kadın Kolları, çalışmalarını bu takvime uygun olarak yürütecektir.

Öte yandan MYK, Fransız Anayasa Mahkemesi’nin sözde Ermeni soykırımını inkarı cezalandırmayı öngören yasayı iptal etmesini memnuniyetle karşılamıştır.

Fransız Anayasa Mahkemesi, bu kararla, hukuk devletinin ne anlama geldiğini çarpıcı bir biçimde göstermiş ve kanıtlamıştır. Bu gelişme, AKP iktidarı açısından, hukuk devleti ilkesinin temel gereklerinden biri olan “anayasal yargı”nın anlam ve önemini anlama fırsatıdır. Bu durum aynı zamanda, AKP iktidarına, ülkemize ve tarihimize dönük haksız saldırılara karşı etkili bir tavır alabilmek için gerçek ve doğru çalışmalar yapması gerektiğini gösteren bir gelişmedir.

MYK toplantısında ağırlıklı olarak, 4+4+4 olarak anılan ilköğretim sistemini değiştirme girişimi üzerinde durulmuştur.

CHP, zorunlu – kesintisiz – 8 yıllık ilköğretim sisteminin pedagojik ilkelere, ülkemizin gerçeklerine ve çağdaş uygarlığın gereklerini karşılama zorunluluğuna en uygun sistem olduğu görüşündedir.  Türkiye, zorunlu eğitim süresini 12 yıla çıkarmalı; ama bunu göstermelik biçimde değil, gerçekten yapmalıdır.

Mesleki eğitim, tüm gelişmiş ülkelerde ve çağdaş pedagoji biliminde benimsendiği gibi, 14 yaşından itibaren başlamalıdır. Çocuklar, yetenekleri ve isteklerini keşfetmeli, geleceklerini yönlendirecek olan meslek seçimlerini yeterli bilgi ve açık bir bilinçlilikle yapmalıdır. Çağdaş dünya, mesleki eğitime girişin yaşını yükseltmiş, eğitimin süresini kısaltmıştır; bu tercih, 21. Yüzyılda bilim ve teknolojinin ulaştığı aşamanın adeta zorladığı bir tercihtir. Türkiye, dünyanın onurlu ve güçlü bir üyesi olacaksa, bu açık gerçeklere göre hareket etmemiz gerekir.

Şimdi gündeme getirilen değişiklik, Hükümet tarafından hazırlanmış bir yasa tasarısı değil, AKP milletvekillerince verilmiş bir ‘kanun teklifi’dir. Bu teklif, yapılması gerektiği gibi, ilgili bakanlıklara sorulmamış, beş AKP milletvekilinin önerisi olarak, adeta bir dayatma şeklinde  TBMM gündeminin üst sıralarına kondurulmuştur. Ülkede çocuklarımızı, yani geleceğimizi ilgilendiren bu konu ailelere, annelere, öğretmenlere; bu işin uzmanlarına ve ilgili bakanlıklara sorulmamış; açıklanmamış; tartışmaya açılmamıştır.

CHP MYK, bu teklifin derhal geri çekilmesini; eğer Hükümet istiyorsa, Hükümet’in bu konuyu olması gerektiği gibi doğru süreçleri işleterek “yasa tasarısı” olarak gündeme getirmesini önerdi ve annelere çocuklarınıza, çocuklarınızın geleceğine sahip çıkın çağrısı yaptı.

 

Balıkesir Milletvekili Havutça’dan Milli Eğitim Bakanı Dinçer’e mektup

Balıkesir Milletvekili Namık Havutça Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e bir mektup yazarak 750 bin öğretmeni yakından ilgilendiren eş durumu atamaları için 31 Ağustos olarak düşünülen tarihin 15 Eylül olarak değiştirilmesini istedi.

Havutça, öğretmenlerin aile bütünlüğünü korumak için önemli bir çalışma olması açısından böyle bir talepte bulunduğunu ifade ederek, “Anayasamızın bu hükmünün yerine getirilmesi açısından Bakanlığınızın konuyla ilgili çalışma yapması öğretmenlerimizin mağduriyetini giderecektir” dedi.

Balıkesir Milletvekili Havutça’nın Milli Eğitim Bakanı Dinçer’e yazdığı mektup şöyle:

“Sayın Bakanım;

Bildiğiniz üzere öğretmenlerimizin sorunları çok ciddi boyutlardadır. Bütün bu sorunlar çözüm beklerken Bakanlığınızın projelendirip uygulamaya koyduğu yeni düzenlemeler öğretmenlerimizin sorunlarına yeni bir boyut kazandırmakta ve değerli öğretmenlerimizi daha büyük sıkıntılara sokmaktadır. Toplumumuz tarafından kutsal sayılan öğretmenlik mesleğine hak ettiği özen ve önemi göstermek hepimizin temel görevidir. Bu nedenle, size, bu kutsal görevi yıllarca yerine getirip emekli olmuş bir öğretmen ve öğretmenlerimize sahip çıkan bir milletvekili olarak mektubum aracılığıyla sesleniyorum.

Bakanlığınız yaklaşık 750 bin öğretmen ve eşlerini yakından ilgilendiren önemli bir karar aldı. Eğitim ve öğretim devam ederken yıl içinde yapılan özür grubu atamalarının okulları öğretmensiz bırakması üzerine Bakanlık, öğretmen yer değiştirmelerinin yılda bir kez yapılmasını kararlaştırdı. Bundan böyle her yıl Ağustos ayında duyuru yapılacak ve Eylül ayının ilk haftasında atamaların tamamlanacak olması öğretmenlerimizi endişelendirmektedir. Haziran, Temmuz ve Ağustos 2011′de Türkiye’nin çeşitli illerinde öğretmenliğe atanıp, bayramın da araya girmesi ile 5-15 Eylül 2011′de göreve başlayabilen öğretmenlerimiz, eşlerinin bulunduğu ile atamalarını isteyebilmeleri için 1 yılı doldurmaları gerekmektedir. Bu durum dikkate alındığında 1 yılı doldurdukları tarih de yine 5-15 Eylül. 31 Ağustos tarihi baz alınırsa 5-15 Eylül’de atananlar sadece “5 gün” ile atanma hakkını kaçırmış olacaklar. Bu da 1 sene daha bekleyip toplamda 2 sene sonra eşlerine ve çocuklarına kavuşacakları anlamına gelmektedir.

Anayasamızın 41. maddesinde “Aile Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır teşkilâtı kurar” denilerek aile bütünlüğünün sağlanması hüküm altına alınmıştır. Anayasamızın bu hükmünün yerine getirilmesi açısından Bakanlığınızın konuyla ilgili çalışma yapması öğretmenlerimizin mağduriyetini giderecektir.

Tüm bu gerekçelerle ifade etmek isterim ki, eş durumu atamaları için 31 Ağustos olarak düşündüğünüz tarihi 15 Eylül olarak değiştirmeniz öğretmenlerimizin aile bütünlüğünü korumak için önemli bir çalışma olacaktır.”

 
© 2014 Cumhuriyet Halk Partisi - Tüm Hakları Saklıdır
Adres: Anadolu Bulvarı No: 12 Söğütözü / ANKARA
7ccc54cf454b392d8e99f1a4300438a219
48