19.04.2017
11201
Yazı Boyutu: A- A+

CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI VE PARTİ SÖZCÜSÜ SELİN SAYEK BÖKE’NİN MYK GÜNDEMİNE İLİŞKİN BASIN AÇIKLAMASI

Böke, “16 Nisan’da yapılmış olan referandum yok hükmündedir. Bu açıkça mühürsüz bir seçim olmuştur. Her türlü hile ve sahtekarlığa başvurulmuştur. Halkın oylarıyla elde edilemeyen sonuç, YSK’nın açtığı yasadışı yollar ve dizi hileyle elde edilmeye çalışılmıştır. Bu referandum şaibeli değildir, tartışmalı değildir. Bu referandum hukuka aykırıdır, gayrimeşrudur ve geçersizdir. İrademiz gasp edilmiştir. Çıkan “hayır” sonucunu “evet”e çevirmek için her türlü hile ve sahtekarlığa başvurulmuştur. Hileyle, alelacele yapılan balkon konuşmalarıyla bir algı operasyonu yürütülmektedir. İlan edilen bu referandum sonucunu tanımıyoruz” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Doç. Dr. Selin Sayek Böke, genel merkezde düzenlediği basın toplantısında CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun gündemine dair değerlendirmelerde bulundu.

Böke’nin açıklamaları şöyle:



Değerli basın mensupları, bizleri ekranları başında izleyen çok sevgili vatandaşlarımız, hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Bugün referandum sürecine dair yaptığımız değerlendirmeleri MYK toplantımız sonrasında sizlerle paylaşmak için bir aradayız. Hepiniz hoşgeldiniz.

Ancak sürece dair değerlendirme yapmadan önce dün kaybetmiş olduğumuz şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz, geride bıraktıkları sevenlerine ve milyonlara başsağlığı ve sabır diliyoruz.

REFERANDUM YOK HÜKMÜNDEDİR

Türkiye’de bugün itibariyle herhangi bir anayasa değişikliği gerçekleşmiş değildir. Yeni bir anayasayla yeni bir sisteme geçilmiş değildir. Referandumdan evet sonucu çıkmamış ve tekrar ediyorum bir anayasa değişikliği gerçekleşmemiştir. Çünkü 16 Nisan’da yapılmış olan referandum yok hükmündedir. Bu açıkça mühürsüz bir seçim olmuştur. Referandumda her aşamasında sürecin kendisinde de, referandum gününde de her türlü hile ve sahtekarlığa başvurulmuştur. Halkın oylarıyla elde edilemeyen sonuç YSK’nın açtığı yasadışı yollarla ve bu yolda örgütlenen bir dizi hileyle elde edilmeye çalışılmıştır. Bu referandum şaibeli bile değildir. Bu referandum tartışmalı bile değildir. Bu referandum açıkça hukuka aykırıdır, bu referandum açıkça gayrimeşrudur ve bu referandum açıkça geçersizdir.

REFERANDUM SONUCUNU TANIMIYORUZ

Her türlü zorluğa, her türlü baskıya, her türlü korkutmaya göğüs gererek sandığa gitmiş olan milyonlar, o sandığa gittiklerinde hiçbir hile yapmadan dürüstçe ve vicdanlarıyla oy kullanmış olan milyonlar,  hileyle oldubittiye getirilerek onların kullandığı bu değerli oylar çalınmıştır. Çalınmış olan milletin iradesidir. Açıkça irademiz gasp edilmiştir. Mesele sadece hukuka açıkça aykırı biçimde mühürsüz oyların geçerli sayılmasından ibaret değildir. Çıkan “hayır” sonucunu “evet”e çevirmek için her türlü hile ve sahtekarlığa başvurulmuştur. Hileyle alelacele yapılan balkon konuşmalarıyla bir algı operasyonu yürütülmektedir. Ancak unutulmasın ki, bunlarla asla gerçeğin üzerini örtemezsiniz. Milyonlar buna izin vermeyecektir zaten. Biz izin vermeyeceğiz zaten. İlan edilen bu referandum sonucunu tanımıyoruz, tanımayacağız da.

Her türlü zorluğa, her türlü baskıya, her türlü korkutmaya göğüs gererek sandığa gitmiş olan ve oyunu dürüstçe kullanmış olan cesur milyonların sorumluluğumuzu biz taşıyoruz ve bu sorumluluğu taşıdığımızın da bilincindeyiz.

BU REFERANDUM TEKRAR EDİLECEK

Şimdi her türlü zorluğa rağmen oyuna ve iradesine sahip çıkıyor olan milyonlara buradan sesleniyorum. Hepimizin oyunu sonuna kadar ve ne olursa olsun hep birlikte savunacağız biz. İrademizin bir oldubittiyle çalınmasına asla izin vermeyeceğiz. Bu referandum bu iradenin ortaya çıkmasına imkan verecek biçimde yenilenmelidir, tekrar edilmelidir. Birileri bizim buralardan geri adım atacağımızı, bu oldubittiyi kabul edeceğimizi, gayrimeşru sayarak yola devam edeceğimizi sanıyorsa büyük bir yanılgı içerisindeler. Bu referandum tekrar edilecek. Biz olmayan bir yeni anayasa varmış gibi davranmayacağız. Biz asla bu oyunun bir parçası olmayacağız. Biz oldubittilere asla boyun eğmeyeceğiz.

Bu doğrultuda bütün hukuki yolları ve her türlü meşru demokratik hakkı kullanacağımızdan da, milyonlar adına bunu yapacağımızdan da kimsenin en ufak bir şüphesi olmasın. Türkiye demokrasiye sahip çıktı, milyonlar ve biz sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

GAYRİMEŞRU BİR SONUCU MEŞRULAŞTIRACAK HİÇBİR ADIMIN PARÇASI OLMAYACAĞIZ

Soru- Efendim her türlü hukuki ve meşru demokratik hakkı kullanacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın dediniz. Sine-i millet bu seçenekler arasında mı?

Selin SAYEK BÖKE- Her türlü deyince bunun içerisine meclisten çekilmek de girer, mecliste çalışmaya devam etmek de girer. Biz kurullarımızda bütün bunları değerlendirerek, ama iradeye sahip çıkmamıza imkan verecek doğru adımı atarak Türkiye’de demokrasiyi mutlaka yaşatacağız. Yetkili kurullarımız bu değerlendirmeleri yapmak üzere de önümüzdeki günlerde detaylı toplantılarını yapmaya başlayacaklar.

Bir kez daha vurgulayayım. Gayrimeşru bir sonucu meşrulaştıracak hiçbir adımın parçası olmayacağız.

Soru- Efendim YSK toplantı yapıyor 14.30 itibariyle başladılar toplantıya. Oradan nasıl bir karar bekliyorsunuz? Eğer başvurunun reddedilmesi gibi bir karar çıkarsa ilk adım ne olacak?

Selin SAYEK BÖKE- Karar çıkmadan karara dair bir değerlendirme yapmak doğru olmayacaktır. Ne beklediğimiz çok aşikar. Milletin iradesinin ortaya çıkmasına imkan verecek bir hukuk ve demokrasi beklentimiz var. Bu beklentiyle başvuru yaptık. Bu beklentiyi yaşatacak her adımı atmaya da devam edeceğiz.

Soru- Efendim AGİT’in referandumla ilgili ön raporu yayınlanmıştı. Hem bu raporu, hem de iktidardan da sert eleştiriler yükselmişti AGİT’in raporuna karşı. Hem de o söylemleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selin SAYEK BÖKE- Türkiye yıllardır serbest seçimler yapıyor ve ilk defa, serbest seçimler yapılıyor olan bunca yıllık tarih içerisinde ilk defa, bir seçimin meşruiyeti hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde tartışmalı hale geldi. Dünyanın gözünün önünde geldi. Bunu bu hale getirmiş olan yapının ne olduğunu açıkça ortaya koymak gerekiyor. Türkiye’yi bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. AGİT gözlemcisi seçimleri izlemeye Türkiye’nin davetiyle geldi. Türkiye’yi yönetenlerin davetiyle geldi. Siz bu daveti yaptıktan sonra yapılmış olanları gözlemleyip bunu açıkça ifade edenlere haddini bil diye suçlayıcı bir tavır ortaya koyduğunuzda, suçu kabullenen ve açıkçası suçu itiraf eden bir siyaseti de ortaya koymuş oluyorsunuz. Esasında hepimize düşen en temel görev, bizim olan demokrasiyi bizim sahiplenmemizden geçiyor. Başkalarının ne dediği değil, biz zaten bu meşruiyetin olmadığını kendimiz bizzat yaşayarak görüyoruz. Kimseye had bildirmeye değil, Türkiye’de demokrasiyi yüceltmeye ihtiyacımız var.

İTAAT ETMEMİZ GEREKEN TEK ŞEY VAR, O DA DEMOKRASİ

Soru- Efendim önümüzde meclis süreci var. Kesin sonuçlar açıklandığı, YSK itirazınızı reddettiği takdirde uyum yasaları meclise gelecek ve siz diyorsunuz ki meşrulaştırmak adına herhangi bir adım atmayacağız. O zaman uyum yasaları görüşmeleri sırasında mecliste bulunmayacak mısınız? Birinci sorum bu.

İkincisi, bugün Başbakanın bazı açıklamaları oldu. Halkın tanıdığı sonucu siz tanımazsanız ne yazar ifadesini kullandı ve halkın kararına itaat edin rahat edin ifadelerini kullandı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Selin SAYEK BÖKE- İtaat etmemiz gereken tek şey var, o da demokrasi. Demokrasi sadece oy kullanmayı değil, oyun özgürce kullanılmasını sağlamaktan, kullanılan oyların sayılmasından, orada hukuksuzluğun ve hilenin yapılmasına engel olmak için seferber olmaktan geçer. Biz bu prensiplere itaat etmeye devam edeceğiz. Bugün milyonlar da bu sonucun gayrimeşru olduğunu zaten sözüyle, diliyle ifade ediyor. Bu bir siyasi parti meselesi değil. Bu milyonların oyunun gasp edilmesine engel olmak için verilen, milyonların ortak olduğu bir mücadeledir artık. Bu mücadele kapsamında demokratik hakların kullanılması yönünde verilecek kararları milyonlar bu demokrasi bilinciyle verecektir. Biz de kendi partimiz içerisinde bu kararları mutlaka yetkili kurullarımızda vereceğiz.

Soru- Dün Sayın Kılıçdaroğlu Twitter üzerinden “tanımıyoruz” açıklamasını yaptı. Bugün de Sayın Başbakan yapmış olduğu açıklamada “milletin tanıdığını başkalarının tanımaması doğru bir hareket değil” şeklinde bir yanıt verdi bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Tanımıyoruz derken tam olarak anlatılmak istenen ne acaba?

Selin SAYEK BÖKE- Sayılmamış oylar, mühürsüz oylar, sandıkta defaatle kullanılmış oylar. Bir milli piyango bileti alıyorsunuz, onun arkasında damgası yoksa milli piyango bileti olmuyor. Milletin iradesini ortaya koyacağı bir sandıktan bahsediyoruz ve arkasında mühür olmayan bir kağıt parçasına milletin iradesi diyoruz. Doğrusu bu iradesini kullanmak için cesaretle sandığa gitmiş olan, cesaretle o süreç içerisinde bütün baskıya göğüs germiş olan milyonları yok saymanın ta kendisidir. Esas sahip çıkmamız gereken tam da budur.

Soru- Cumhurbaşkanlığı referandumunda 174 bin sandıkta oy kullanma işlemleri gerçekleşti. Bunlardan kaçında CHP görevlisi vardı. Ayrıca oy verme işleminin tamamlanmasından sonrasında kaç tutanağa CHP görevlisi tarafından imza atıldı? Elinizde buna dair bir istatistik var mıdır?

Selin SAYEK BÖKE- Bu seçim günü yaşanmış olanlarla ilgili yetkililerimiz sabah ihbarlar gelmeye başladığı saat 09.00 itibariyle YSK’yla irtibata geçmiştir. Türkiye’nin her yerinden sayılı sandıktan bahsetmiyoruz 10 binlere yaklaşan okuldan CHP’ye mühürsüz oylar olduğuna dair ihbarlar gelmiştir. Mühürsüz oy olduğuna dair gelmiş olan bu uyarılar sonucunda CHP’nin yetkili Genel Başkan Yardımcıları hemen hızla YSK’yı bilgilendirmiştir. Dolayısıyla o güne dair bir değerlendirme yapılacaksa, yapılacak değerlendirme siyasi partilerin ne yaptığından önce siyasi partilerin başvurmuş oldukları yetkili kurulların atmamış oldukları adımlardır. Biz hem parti olarak, hem de bu ülkenin milyonlarca demokrasi sevdalısı olarak o gün sadece oy vermedik, oyumuza sahip çıkmak için yapılması gereken her şeyi de yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz.

Soru- Efendim bazı sandıklarda CHP’nin sandık müşahitlerinin mühürsüz oylar sayılsın kararına imza attığı belirtiliyor. Böyle bir size gelen bilgi var mı?

Selin SAYEK BÖKE- Bütün bu detaylar, sandık sayıları, görevlilerin imzaları, o gün yaşanmış olanlarla ilgili bir değerlendirmeyi hakkaniyetli bir teknik detayla partimiz hazırlıyor. Hazırladığı zaman sizlerle yine bu kürsüden ben de paylaşacağım.

TÜRKİYE’Yİ KUTUPLAŞTIRAN YAKLAŞIMA “HAYIR” DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ

Soru- Efendim Sayın Genel Başkanın özellikle sokak protestolarını doğru bulduğu yönünde bir açıklaması olmuş. Sokakları işaret eden bu açıklamasına Sayın Başbakan sabah üzüntü verici bir açıklama diye yanıt verdi. Sokak protestoları MYK’da gündeme geldi mi efendim tekrar?

Selin SAYEK BÖKE- Biz bu MYK’da Türkiye’nin yaşamış olduğu bu süreci ve bu süreç içerisinde yapılan ihlalleri konuştuk. Bu ihlalleri değerlendirirken en temel prensibimiz Türkiye’de üzüntü verici bir biçimde Başbakanın da liderliğini yaptığı demokrasiyi yıkma girişimidir. Demokrasiyi yıkma girişimine karşı vatandaşın, siyasetçinin demokratik haklarını kullanarak bu demokrasiye sahip çıkmasına karşı konuşan herkes bu yıkıma ortak oluyordur. Bizler bugün demokratik hakkımız olan oy kullanma, oyumuza sahip çıkma, sözümüzü söyleme, bunu gerekiyorsa kürsüden, gerekiyorsa beraber oturduğumuz mahalle kahvelerinden, gerekiyorsa birlikte toplandığımız alanlardan dile getireceğiz. Bu demokratik hakka sahip çıkan yaklaşımdan üzüntü duyanlar demokrasiyi yok etmeye çalışanlardır. Biz de bu açıklamalardan üzüntü duyuyoruz.

Soru- Sayın Cumhurbaşkanı CNN International’e verdiği demeçte 16 Nisan referandumuna ilişkin bir futbol benzetmesi yaptı ve 1 – 0 ya da 5 – 0 kazanılması önemli değil önemli olan kazanmaktır ifadesini kullandı. Siz bu 16 Nisan referandumunu meşru bulmadığınızı, bu seçimi bir futbol, bir maç kazanma olarak mı değerlendiriyorsunuz? Bu ifadeyi nasıl buluyorsunuz?

Selin SAYEK BÖKE- Bu ifade çok talihsiz bir ifade. Bu ifade bir kez daha toplumu bölen, ayrıştıran, kutuplaştıran siyasi yaklaşımın pekiştiğini ve devam ettiğini gösteriyor bize. Bütün referandum sürecinde şunu söyledik. Bizler bu sandığın bir siyasi parti meselesi olmadığını, meselenin Türkiye meselesi olduğunu imkan bulduğumuz her yerde anlattık. Oysa karşımıza konmuş olan siyasi anlayış bunu bir maç gibi gören, Türkiye meselesi olarak değil, oynanan bir futbol oyunu olarak gören sığ bir yaklaşım olarak karşımıza çıktı. Mesele Türkiye meselesi olduğu için burada kazananın Türkiye olacağı bir sonuç için siyasi mücadele vermek gerekirdi. Oysa Sayın Cumhurbaşkanının kullanmış olduğu bu cümleler burada meseleyi bir Türkiye meselesi olarak görmediğinin, meseleyi bir siyasi iktidar meselesi olarak gördüğünün bir kez daha itirafıdır. Türkiye’yi kutuplaştıran, ayrıştıran, birlikte yaşamımıza değil, birbirimizle mücadele üzerinden bir gelecek tarif eden bu yaklaşıma “hayır” demeye devam ediyoruz. Ve hayır demeye de devam edeceğiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

 

CHPnet

SİTELERİ