14.09.2017
460
Yazı Boyutu: A- A+
ALİ HAYDAR HAKVERDİ, SİLİVRİ CEZAEVİ’NDEK İŞKENCE İDDİALARINI SORDU

Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan mahkûmlar, aileleri ve avukatları ile görüşmeler gerçekleştiren CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, mahkumlara işkence yapıldığı iddialarını yazılı bir önerge ile Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e sordu.

Hakverdi’nin TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesi şöyle:


TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Adalet Bakanı Abdulhamit GÜL tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 13.09.2017

Ali Haydar Hakverdi
CHP Ankara Milletvekili

OHAL koşullarında temel hak ve özgürlüklerin yok sayıldığı, ifade özgürlüğünün açıkça baskılandığı, gazetecilik faaliyetlerinin suç sayılarak yargılandığı karanlık günlerden geçiyoruz. KHK’lar ile topluma dikta edilen hukuksuz uygulamalara karşı ses çıkaran gazetecilerin, akademisyenlerin, milletvekillerinin, sendikacıların hatta taraftar gruplarının dahi terörist ilan edilerek tutuklandığı bu dönemde cezaevleri de adeta dolup taştı. Kapasitesinin çok üstünde tutuklu ve hükümlü bulunan cezaevlerinden gelen hak ihlalleri ve işkence iddiaları dışarda yaşanan baskının içerde misliyle yaşandığının göstergesi niteliğinde. Cezaevleri sadece suç ve suçlu üzerinden değil aynı zamanda devletin temel hak ve özgürlükler ile insan haklarına yaklaşımı üzerinden de değerlendirilmelidir.

Cezaevlerinden gelen darp, onur kırıcı hakaret, keyfi iletişim ve görüş yasakları, revire çıkma taleplerinin karşılanmaması ve sürgün niteliğindeki sevk iddiaları günden güne artıyor. Buna rağmen ilgili makamların gerekli soruşturmaları gerçekleştirmeyerek iddiaları görmezden gelen tavrı, psikolojik ve fiziki işkencenin gardiyan ve kolluk kuvvetleri tarafından işlenen bireysel suçlardan ibaret değil de bir idare, iktidar politikasına dönüştüğü kanaatini güçlendirmektedir. Öte yandan cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ve işkence iddialarının araştırılarak üzerine gidilmesi sadece hukuki bir zorunluluk değil aynı zamanda insan onuruna sahip çıkmanın ve vicdani sorumluluğun gereğidir.

Bu çerçevede;

1- 26.08.2017 tarihinde Silivri 9 Nolu Cezaevi’nde gece saat 22.30 sularında C-4/30 ve C-4 /31 Nolu hücrelere 15 20 gardiyan girerek içeride bulunan tutukluları darp etmiş midir?

2- Bu olay esnasında C-4/31 Nolu hücrede bulunan T.S. isimli mahkûmun kolu kırılmış mıdır?

3- Kolu kırılan, dudağı patlayan, aldığı darbelerden kaynaklı yüzü ve vücudunda yara ve morluklar bulunan T.S. isimli mahkûma kaldırıldığı hastanede darp raporu dahi verilmediği doğru mudur?

4- Yine aynı cezaevinde tutuklu bulunan F.K., İ.K., U.G.A., R.Ö., T.S., H.F., M.Y., Ş.T., isimli tutuklulara, Nuriye Gülmen ile Semih Özakça’ya destek amaçlı 1 hafta süre ile açlık grevi yaptıkları gerekçesi ile 2 ay boyunca görüş, haberleşme ve etkinliklerden alı koyma cezaları verilmiş midir?

5- Silivri 9 Nolu Cezaevi’ndeki tutuklular tarafından yazılan mektupların cezaevi idaresi tarafından keyfi bir şekilde sakıncalı bulunarak sansürlendiği doğru mudur?

6- Yine aynı cezaevinde kolu kırılan T.S. isimli tutuklunun “İşimi ekmeğimi geri istiyorum” talebi ile açlık grevi yapan Nuriye Gülmen’e yazdığı mektupta “…kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum” ifadesi sakıncalı bulunarak sansürlenmiş üzeri çizilmiş midir?